(6762 S. K. m. 56) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.5.1995 tarih ve 16236-722 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli Martini Dry markası ile benzer emtia için davalı adına tescil ettirilen Artin-Drays markasının kullanılmasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, davalı markası kullanılan gömleklerin toplatılmasını, haksız rekabetin önlenmesini, 100.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı firmanın müvekkili M. adına, marka tescil belgesinin ise müvekkili H. adına kayıtlı olduğunun, davalı olarak gösterilen M. Tekstil'in hükmü şahsiyeti olmadığını ve kullandıkları markanın davacı markasıyla ilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı markasının iptali yolunda istekte bulunulmadığı ve iptal edilmedikçe markanın kullanılması dolayısıyla haksız rekabette bulunulduğunun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının piyasaya sürdüğü gömleklerin orijinal olmadığını ve bu gömleklerde kullandığı tescilli markanın iltibasa yol açtığını ileri sürmektedir. Tarafların markaları tescilli olduğundan, bu markaları 551 sayılı Markalar Kanunu'nun öngördüğü biçimde kullanma hakkına sahip bulunduklarında kuşku yoktur. Bu durumda, sicilden terkin edilmedikçe yasal himaye altındaki markanın, salt tescil edilmiş biçimiyle piyasaya sürülen emtialarda yer alması yoluyla oluşan haksız rekabetin giderilmesi istenemez.
Ancak, tescilli markanın başkalarının markaları ile iltibasa neden olamayacak biçim, renk, ebat ve ambalaj içinde kullanılması gerekmektedir. Dairemizin 30.9.1983 T., 3755 E., 4773 K. sayılı kararı; Doç. Yavuz Nihat Okçuoğlu, Yargıtay Kararları ve Karşı Oylarım, s.381 vd.; aynı karar için, Gönen Eriş, Türk Ticaret Kanunu Ticari İşletme ve Şirketler, s.391; İrfan Dönmez, Markalar ve Haksız Rekabet Davaları, 1992/bası, s.245 vd. Tarık Başbuğoğlu, TTK, c.l, s.125 vd. Ayrıca Dairemizin 4.6.1991 T., 2171 E., 3734 K. sayılı kararı, Eriş, age, s:406-407 ). Aksi takdirde, markanın kullanılış biçimi yönünden oluşan iltibasın giderilmesini isteme hakkı doğacaktır.
Davacının delilleri arasında yer alan ve dava dilekçesinde aynı fiilin bu kez tescili marka ile yinelendiği iddiasına mal edilen, taklit olarak üretilen gömleklerdeki haksız rekabetin giderilmesi davasında verilen karar gerekçesinde, davalının üretiminin tamamıyla taklide yönelik olduğu vurgulanmaktadır. HUMK 76. maddesi uyarınca dayanılan maddi vakıaları açıklamak davacıya, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise mahkemeye ait olduğuna ve davada yukarıda sayılan eylemlerden doğduğu ileri sürülen haksız rekabetin men'i istendiğine göre; mahkemece, açıklanan hususları göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflara ait iddia ve savunmaların değerlendirilerek delillerinin toplanması, gerektiğinde uzman bilirkişiden iltibasın varlığı, biçimi ve kapsamı konularında görüşünün alınması ve tarafların istek ve savunmaları tümüyle karşılanacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt davalı markasının da tescilli olduğu gerekçesine dayalı olarak eksik araştırmayla davanın reddi yolunda hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy