(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.10.1995 tarih ve 467-821 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın 21.10.2004 tarihinde kaza yaparak hasarlanmasına rağmen hasar bedelinin kasko sigortacısı bulunan davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek 338.776.250 liranın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hasar bedelinin 317.261.000 lira olduğunu, bir kısım faturaların ibraz edilmemesi nedeniyle ödeme yapılmadığını, faturaların tamamının ibrazı halinde söz konusu miktarı ödeyeceklerini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı zararının 316.439.250 lira olduğunun anlaşıldığı ancak davalının ilk celseden önce 317.261.000 liralık bölümü kabul ettikleri gerekçesiyle 317.261.000 lira tazminatın 21.10.1994 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davalı davayı sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sigortalı araçtaki hasar için 317.261.000 lira ödemeyi kabul ettiklerini ancak bir kısım faturaların ibraz edilmesi nedeniyle sigortalı olan davacıya ödeme yapmadıklarını savunduğuna göre davalı sigortacı dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Zira, sigorta şirketi kendi eksperince belirlenen zarar miktarını 317.261.000 lirayı benimsediği halde, davacı sigortalıya ödeme yapmamakla davacıyı dava açmak zorunda bırakmıştır. Bir kısım faturanın ibraz edilmemesi ödememe nedeni olamaz. Zira, sigortalının sigorta bedelini almadan önce aracını tamir ettirme yükümlülüğü altına sokulması mümkün değildir.
Bu durumda, davanın esasını kabul eden mahkemenin, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yönünden de davalının sorumluluğuna karar vermesi gerekir. Aksine düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının Kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.1995 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy