(743 S. K. m. 520, 521, 584) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Salihli Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 14.12.1995 tarih ve 440-773 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.6.1996 gününde taraflar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi F. Demir' in hayatta iken, dava dışı Ziraat Bankasının bir şubesinden tarımsal kredi kullandığını, banka ile davalı arasında yapılan (grup hayat sigorta sözleşmesi) gereğince, bankadan bu tür kredi alan gerçek kişilerin herhangi bir nedenle ölümü halinde varislerin mağduriyetini önlemek için zorunlu olarak sigorta kapsamına alındığını, murisin, dava dışı Ö. U. Demir tarafından öldürülmesi ile risk gerçekleştiğinden, davalının sorumlu bulunduğu 90.000.000 TL'sının davalının haberdar edildiği 19.1.1995 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, genelge gereğince, müvekkilinin 19.1.1995 tarihinde mezkur meblağı ilgili banka şubesine gönderdiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin önce Ziraat Bankasına sorumlu olduğunu, husumetin bankaya yöneltilmesi gerektiğini ve süresinde bankaya para havalesi yapıldığından, faiz istenilemeyeceğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere göre, davalının, sigorta bedelini, dava tarihinden önce mirasçılara ödenmek üzere, dava dışı bankaya gönderdiği, asıl anlaşmazlığın mirasçılardan, murisi öldürdüğü bildirilen (U. Demir) payında gerçekleştiği, MK. nun 520. maddesi gereğince kasten ve haksız yere murisi öldüren kişinin mirastan mahrum olacağının öngörülüp, payının da diğer mirasçılara geçmesi gerektiği, davacıların paylarında bir anlaşmazlık olmayıp, bu paylar yönünden çekince konulmak suretiyle, tahsil imkanı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ihtilaf konusu U. payından dolayı 22.500.000 TL'nin 19.1.1995 tarihinden %30 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacıların murisi F.'ten alınan veraset ilamının tetkikinde, murisin, mirasçılardan başka 1978 doğumlu U. İzmir'de bir mirasçısı daha bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, murisin terekesi iştirak halinde olup, davacıların tek başına dava açma hakları bulunmamaktadır. Ayrıca mirasçılar arasında da uyuşmazlık vardır. Bu durumda, terekeye mümessil tayini gerekir. O halde, terekeye bir mümessil tayini için davacılara mehil verilmesi ve bundan sonra davanın esasına girilmesi gerekir.
2) Davacılar vekili, dava dışı U.'ın, muris babasını öldürdüğünü ve MK. nun 520. madde gereğince mirastan mahrum kaldığını ileri sürmüştür. Aynı Yasanın 521. maddesine göre, mahrumiyet kişisel olup, U.'ın füruları bulunmadığından mirasın, müvekkillerine intikal ettiği de, iddia edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, ceza davasının sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 Nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy