(1163 S. K. m. 53)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.11.1995 tarih ve 302-468 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.4.1996 gününde davacılar avukatı Tufan Köse geldi davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 4.6.1995 tarihli genel kurulunda üye sayısının 32 den 30 a indirilmesine, son alınan iki üyenin ihracı için yönetim kuruluna yetki verildiğini, ayrıca daha önce kurulan hesap tetkik komisyonunun raporunun onaylandığını bu işlemlerin yasal olmadığını ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada alınan beyanında; iptali istenilen genel kurul kararında davacılar aleyhine bir karar alınmadığını, alınan kararda davacılardan birisinin eşi birisinin çocuğunu etkilediğini onların ise reşit olduğunu, davacıların dava açma sıfatı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre, kooperatif üyeleri arasında kooperatife kayıt olması nedeni ile alınmış olan sıranın kooperatif üyeleri arasında öncelik ve sonralık ilişkisi doğuramayacağı kooperatif üyelik koşullarına tüzüğüne göre harfiyen yerine getiren üyelerin üyelikten çıkarılmasının 1163 sayılı yasanın amir hükümlerine aykırı olduğu, üyelikten çıkarılmasına karar verilen son iki üyenin davacılardan birisinin eşi diğerinin ise çocuğu olmasının ve ayrıca iptali istenilen 4.6.1995 tarihli genel kurul kararındaki hesap tetkik komisyonu kararının davacıların sorumluluğunu gerektirir nitelikteki hükümler taşıması anlaşıldığından davanın kabulü ile 4.6.1995 tarihinde genel kurulda alınan üye sayısının 32 den 30 a indirilmesi ve son iki üyenin ortaklıktan çıkarılması için yönetim kuruluna yetki verilmesi ve ayrıca genel kurulda hesap komisyonunun raporunun onaylanmasına ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
4.6.1995 tarihli genel kurul kararının iptalini talep eden davacıların genel kurul tutanaklarına göre, söz konusu genel kiril toplantısına katıldıkları anlaşılmaktadır. Davacıların talep ettiği, yani iptalini istediği hususlar butlan nedeni olmayıp, ancak iptal nedenidir. 1163 sayılı yasanın 53/1. maddesi hükmüne göre genel kurulda alınan kararlara muhalif kalıp muhalefeti zapta geçirtip zabıtların imzalanması halinde ancak genel kurulda alınan kararların iptali dava edilebilir, oysa davacılar iş bu dava şartını yerine getirmeden dava açtıkları anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken esastan inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti taktirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 4.4.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy