(1086 S. K. m. 388, 428) (2709 S. K. m.141)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesince verilen 6/7/1995 tarih ve 651-962 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26/3/1996 gününde davacı avukatı M. Ekşiler ile davalı banka avukatı O. Selçuk gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili müvekkili ile davalı B. Kol. Şti. arasındaki otomotiv lastiği alım satım ilişkisi nedeniyle 17/9/1990 tarihli cari hesap sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalıya yaptığı satışlar karşılığında davalının geç ödemeleri nedeniyle davalı B. Kol. Şti. ne fatura edilen 53.489.710 TL vade farkı tutarının bu davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine borçların güvencesi olarak müvekkilinde bulunan davalı Akbank AŞ nin 24.000.000 liralık ve Egebank tarafından verilen 15.000.000 TL. lık teminat mektubunun talep üzerine nakde çevrilerek müvekkiline ödendiğini ancak, davalı Akbank'ın teminat mektupları geri alınmadan bedeli hesaba geçildiği ve mükerrer ödeme yapıldığından söz ederek müvekkilinin, bankadaki hesabından 39.000.000 TL'yi mahsup ettiğini ileri sürerek 53.489.710 TL ve 22.7.1992 tarihinden sonra birikmiş faizi toplamı 101.400.000 TL'nin % 96 oranında faizi ile birlikte davalı B. Kol. Şti. nden 39.000.000 TL ve birikmiş faizi ile birlikte 59.416.500 TL. nın ticari faizi ile davalı Akbank'tan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akbank vekili cevabında, davacıya hitaben verilene söz konusu teminat mektupları bedelinin teminat mektuplarının istirdat şartı ile davacının hesabına alacak kaydedildiğini, daha sonra davacının 24.000.000 liralık teminat mektuplarını müvekkili bankaya ibraz ederek bir daha tahsil ettiğini, keza Egebank'a 15.000.000 liralık teminat mektubunu ibraz ederek yeniden tahsil ettiğini, böylece mükerrer tahsil nedeniyle mahsup ve kısmen diğer davalının hesabına iade işlemi yapıldığın savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı B. Kol. Şti. vekili, müvekkillinin davacıya olan borcunu ödediğini, vade farkı uygulanacağının sözleşmede yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre davacının iddialarının doğrulanmadığı, davalıların borçlu olmadığı, teminat mektuplarının mükerreren tahsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK. nun m. 388/f. 3'e göre mahkeme kararında diğer unsurların yanında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, uyuşmazlık konusuna toplanan deliler ve bu delilleri ret ve hakimi sonuca götüren gerekçenin ne olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir. Yine Anayasamızın 141. maddesinin 3. fıkrasına göre mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır.
Temyize konu olan mahkeme kararı yukarıda sözü edilen unsurları kapsamamakta, hükme dayanak yapılan, bilirkişi raporunda farklı seçenekler sunularak görüş bildirildiği halde, mahkemece hangi seçeneğin ne sebeple kabul edildiği tartışılmamıştır. Böylece HUMK. nun m. 428. uyarınca yapılacak Yargıtay denetimi olanağı da ortadan kaldırılmış bulunulmaktadır. Bu nedenlerle davacı vekilinin sırf bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarını şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 26.03.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy