(1163 S. K. m. 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kütahya Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.1995 tarih ve 313-793 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edilerek, ortaklık senedi verildiğini, giriş aidatlarını ve peşin alınması gereken paraları ödediğini, 28.6.1992 tarihli genel kurul toplantısına çağrıldığını, buna karşın kooperatif üyesi olmadığını öğrendiğini ileri sürerek, üye olduğunun tespitini, mümkün olmadığı takdirde, daire bedeli olarak şimdilik (100.000.000) TL.sının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının ortaklığa kabulü için talep dilekçesinin dahi bulunmadığını, dava dışı Raşit Evirgen'in tek imza ile verdiği ortaklık senedinin geçerli olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu, tanık beyanları, toplanan delillere göre, davacının kooperatif üye kayıt defterinde isminin bulunmadığı, her ne kadar davacıya Raşit Evirgen'in tek imzası ile imzalanmış ortaklık senedi verilmiş, 28.4.1992 tarihli genel kurul toplantısına katılarak, toplam (10.500.000) TL ödemelerde bulunduğu belirlenmiş ise de, Raşit'in kooperatife temsile yetkili olmadığı, hakkında hazırlık tahkikatı yapıldığı, kooperatif üye sayısının sınırlı olması nedeniyle, kooperatif üyesi kabul edilemeyeceği cihetle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif ortağı olduğunun tespiti isteminden ibarettir. Davacı, ortaklık ilişkisi için ortaklık senedi ve ödeme makbuzlarını ibraz etmiş; davalı, senedin tek imzalı olup geçersizliğini ve davacının, üye kayıt defterine kayıtlı olmadığını savunmuş, mahkemece dava reddedilmiştir.
Kooperatife ortak olabilmek için, ortağın ana sözleşme veya yasada öngörülen koşulları yerine getirmesi gerekir. Fakat, Dairemizin Yerleşmiş İçtihatları gereğince, kooperatif üyeliğinin kabulü bir şekil şartına bağlı olmayıp, kooperatifin üyenin ödemelerini kabul etmesi suretiyle zımnen de olabilir. Olayımızda davacı, kooperatife devamlı para yatırmış, kooperatif bunu benimseyerek davacıyı genel kurula çağırmış olmasına göre, ortaklık hukuku zımnen doğmuştur. Kooperatifin, şekil eksikliğini ileri sürerek, ortaklık ilişkisini reddetmesi hüsnüniyet kurallarına aykırıdır. Bu durumda davacı, üye kayıt defterine kayıtlı olmasa bile, ortak olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy