(6762 S.K. m. 20, 694, 695)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Mazıdağı Asliye Hukuk (Tic.) Mahkemesince verilen 16.4.1996 tarih ve 23-29 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Mazıdağı şubesi ile çek taahhütnamesi akdetmiş bulunan davalının keşide ettiği 31.10.1993 ve 31.4.1992 tarihli çek bedellerinin, takas odası kanalı ile İstanbul Şubesince ödendiğini, ancak bu iki çek bedelinin toplam (10.950.000) liralık bölümünün davalı hesabında karşılığı bulunmadığından yapılan ödemelerin davalı yönünden haksız zenginleşme oluşturduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihlerinden itibaren cari ticari kredi faizi, %5 BSMV, %10 çek tazminatı ve %6 KKDF. ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere, banka kayıtlarına, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı bankanın davalıdan (10.950.000) liradan fazla alacağı bulunduğu, davalının davadan önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebileceği ve bu faiz türünün de ticari kredi faizi değil, reeskont faizi olabileceği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (10.950.000) liranın dava tarihinden itibaren %57 reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, her iki dava tarafınca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı taraf temyizine gelince;
Davalının imzaladığı 30.5.991 tarihli çek taahhütnamesinde öngörülen hususlar, tacir olduğu anlaşılan davalıyı bağlar. Taahhütname içeriği göz önüne alınarak, davacı bankanın, isteği,, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Kesintisi, çekin kalan kısminin maktu olarak %10'u oranında tazminatı cari ticari kredi faizlerine uyguladığı oranlar üzerinden temerrüt faizi ile tazminat toplamının Banka ve Sigorta Muameleleri vergisi kalemlerinin kabulü ve BK.nun 61. maddesi hükmü uyarınca ihtar aranmaksızın karşılıksız çek bedelinin davacı banka tarafından ödendiği ve davalı yönünden sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihlerin, temerrüt tarihlerine esas alınması gerekirken, sözü edilen alacak kalemleri ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemesi ve temerrüt tarihi olarak ta dava tarihinin kabulü ve temerrüt faizi cari ticari kredi faiz oranları yerine reeskont faiz oranının uygulanması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasıgerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 394.200 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, 9.9.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy