(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 25) (818 S.K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesince verilen 7.2.1996 tarih ve 819-53 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.1.1997 gününde davacı avukatı Ayla Doğan ile davalı avukatı Barbares Çağa gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline ait 462 kaptan oluşan bilgisayarları Amerika'dan İstanbul'a taşıma sırasında 355 kapta bulunan bilgisayarları kaybettiğini ve teslim edemediğini, bilgisayarların teslim edilememesinden dolayı (29.684.000.000) lira kar kaybı, personel eğitimi için harcanan ancak bilgisayarların teslim edilmemesi nedeniyle değerlendirilemeyen eğitim harcamalarından dolayı (48.300.000) lira bilgisayarların bedelinin peşin ödenmiş olmasından dolayı ödenen emtia bedeline karşılık bilgisayarları kullanamamasından dolayı paranın bağlı tutulması ile uğranılan (944.700.000) lira gelir kaybı olmak üzere toplam zararlarının (30.677.000.000) lira olduğunu, şimdilik (50.000.000) liranın zararın ihtar tarihi olan 7.1.1992 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; Davalı bankanın noksan çıkan emtia bedelini T.Genel Sigortadan aldığını sigortayı ibra ettiğini dolayısıyla müvekkilinin de ibra edilmiş olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine gerçek zararı ödediğini zararın meydana gelmesinde ağır kusuru bulunmadığını, emtianın Frankfurt Hava yollarından aktarma sırasında kaybolduğunu, malların alıcısının davacı bankanın Gayrettepe Merkez Şubesi olduğunu 20 şube için talepte bulunmasının mümkün olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; İddia ve savunma ile toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; Bilgisayar sistemine geçim mevduat gelirini artıramayacağı personel eğitimi için harcanan paranın personelin bilgi ve eğitimini hemen kaybetmeyeceğinden bu miktarında istenemeyeceği davanın açıldığı tarihte ikinci alımı yapmadığından ve her dava açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceğinden kur farkından dolayı meydana gelen zararı isteyemeyeceği, emtia için elinden para çıktığı her ne kadar çıkan bu paranın da faizini istemiş ise de para hakimiyetinden çıktığından bunu da isteyemeyeceği, davacının ancak bu taşımadan dolayı uğradığı zarar olan, bilgisayarlaşmanın bankacılık hizmetlerinin bazı türlerinden müşteriye yansıyan yararlar olan senet ve çek bedellerinin tahsili yada ödenmesi, kası bankacılık hizmeti ve nakit, gayri nakit komisyonu zarar olarak isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (268.200.000) liranın temerrüt tarihi olan 11.1.1992 tarihinden itibaren %54, 50 ve tahsil tarihine kadar değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava dışı Genel Sigorta'nın 24.4.1992 günlü ibraname içeriğine göre, sigorta teminatı içinde kalan zarar tutarı yönünden davalı ibra edilmiş olmasına ve davacı bankanın, bu zarar dışında kalan kısım için iş bu davayı açtığına göre, davalı tarafın aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tüm savunmalarında, sınırlı sorumlu olduğunu ileri sürmesine karşın, davacı banka, davalının sınırsız sorumlu olduğunu iddia ederek, dava dilekçesinde açıkladığı tazminatın faizle beraber tahsilini istemiş bulunmaktadır. Davalı şirket New York İstanbul arası hava taşımasını üstlenmesi ve yükün Frankfurt hava alanında kaybolması nedeniyle, bu taşımanın uluslararası taşıma olduğu ve Varşova Sözleşmesi kurallarının uygulanması gerektiğini kabul etmek gerekir.
Davacı banka, davalı taşıyıcının sınırsız sorumluluğunu ileri sürerek, buna ilişkin delillerini ibraz etmiştir. İddia edilen bu sınırsız sorumluluk için Varşova Sözleşmesinin 25 inci maddesinde öngörülen hususların iş bu davadaki maddi olaylar yönünden değerlendirilmesi gerekir. Yerel mahkemece, davalının sınırsız sorumluluğu yönünden iddia edilen maddi olaylar değerlendirilmeden ve sınırsız sorumluluğun kabulüne ilişkin gerekçeler ayrıntılı olarak gösterilmeksizin, davalının sınırsız sorumluluğunu kabul edilmesi doğru değildir. Bu itibarla, davalının sınırsız sorumlu olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli karar vermek üzere, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
3- İkinci bentte açıklanan gerekçeye göre, davalının sair temyiz itirazlarının ve davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) . bentte açıklanan nedenlerle davalının bir kısım temyiz itirazlarının reddine, (2) . bentte gösterilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve (3). bentte gösterilen nedenlerle davalının bir kısım ve davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 6.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.1.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy