(6762 S. K. m. 1235, 1236)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.4.1996 tarih ve 19-19 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.2.1997 gününde davacı avukatı C.Gürkan Kahraman ile davalı avukatı Esra İren ve Erol Ertan gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait Sunrise gemisinde kaptan olarak çalıştığını, 26.8.1994 tarihinde geminin arıza nedeniyle Bozyazı limanına sığınmak zorunda kaldığını, yaklaşık 2 yıldır limanda bekleyip müvekkilinin maaşını alamadığı gibi geminin zorunlu masraflarını da karşıladığını, gemi üzerinde 3.şahıs lehine rehin ve hapis hakkı tanınıp geminin satılması halinde müvekkilinin alacağının tehlikeye gireceğini ileri sürerek gemi üzerine 130.000 doları karşılayacak oranda kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebigat yapılmadığından yanıt verilmemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gemi adamı sayılan kaptanın alacağının kamu alacaklarını takiben en üst düzeyde korunduğu, kaptanın maaşlarını almadığı ve TTK.nun 1235/3.maddesine göre gemi adamlarının alacağı niteliğinde olan bu alacağa TTK.nun 1236.maddesi gereğince kanuni rehin hakkı istenebileceği gerekçesiyle M/V Sunrise gemisi ve teferruatı zerine 120.000 dolar alacağı karşılayacak şekilde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı kaptanın, davalı donatana ait gemi üzerinde rehin hakkı tanınması ve tesisi istemi için karar verilebilmesinin ilk koşulu, gemi donatanının, bu istemde hasım gösterilmesi ve dava dilekçesinin esas deftere kaydı ve en hızlı biçimde hasma tebliği gerekir. Eğer davalı davaya yanıt vermemiş ise, kanuni rehin hakkının evrak üzerinde karara bağlanması ve davalı yanıt vermiş ve bu yanıt araştırma ve incelemeyi gerektiriyor ise, duruşma açılarak yakın duruşma gününün verilmesi ve uyuşmazlığın esasına girilerek, tedbir niteliğinde olmayan kanuni rehin hakkının kabul veya reddi biçiminde karar verilmesi gerekir.
Dava dilekçesi karış tarafa tebliğ edilmeden evrak üzerinde kanuni rehin hakkına karar verilemez. Açıklanan bu yönler gözden uzak tutularak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığını, 6.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy