(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 428)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21/6/1995 tarih ve 828-610 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26/8/1996 gününde davalı avukatı Erbuğ Delituna geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karar bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken ortaklıktan ihraç edildiğini, ancak ihraç kararının iptali için davalının müvekkiline üyelik haklarını iade etmeyerek kötü niyetli davranmak suretiyle muaraza yarattığını ileri sürerek vaki muarazanın men'ini, müvekkilinin üyeliğinin hükmen tescilini, olmadığı takdirde üyeliğinin sağlanamaması nedeniyle mahrum kalacağı evin değeri kadar uğradığı zarar olan (1.000.000.000) lira tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; kura çekim işleminin 9/7/1988 tarihinde yapıldığını, üyelerin dairelerine ilaveler yaparak içine oturduklarını davacının (51.300) lira ödediğini ancak bunu isteyebileceğini davacının sadece tazminat isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre; kura çekiminin davacının ihracının iptali kararından önce olduğu, çekilen bu kura sonucu herkese yerleri tahsisi edilmiş herkes ilaveler yapmıştır. Bu aşamadan sonra kura çekiminin iptalini istemek diğer üyelerin zararını mucip olacağı gerekçesiyle iptale ve tescile ilişkin kısmı istemeyeceği davalı ancak tazminat isteyebileceğinden (150.000.000) lira tazminatın dava tarihinden itibaren % 30 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair isteklerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2- Ancak, kooperatifçe konut tahsisi edilemeyen ortağa aşağıdaki tazminat hesabına uygun olarak bir hesap yapılması gerekmektedir.
a) Ortaklara verilen taşımanın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilmelidir.
b) Normal ödemesini yapan diğer ortakların ödeme tarihleri de nazara alınarak, toplam ödemeleri paranın iştira gücünün azalması ve sair etkenler nazara alınarak rayiç değerin tespit edildiği tarihe taşınarak ödemelere tekabül eden miktar belirlenmeli.
c) Böylece normal ödeme yapan ortakların rayiç değer tespit edilen tarihte ödemelerinin karşılığı olan miktar itibariyle ve rayiç değer nazara alınarak taşınmaza malik olmakla elde ettikleri menfaat miktarı bulunmalı.
d) Davacı ortağın diğer ortaklara göre eksik ödeme yaptığı miktar nazara alınarak davacının yaptığı ödeme miktarı ve tarihleri göz önünde tutularak bu miktarın yine rayiç değer tespit edilen tarihe taşınarak gerçek karşılığı bulunmalı.
e) Normal ödeme yapan diğer ortakların davacının rayiç değer tespit tarihinde tespit edilen ödeme karşılıklarının birbirinden çıkarılması suretiyle davacının diğer ortaklar kadar bir yararlanma sağlanması için ödemesi gereken miktar saptanmalı.
f) Bu suretle yapılan hesaplama sonunda elde edilen rayiç değerden diğer ortakların ödemelerinin gerçek karşılığı çıkarılarak bulunacak yararlanma miktarından, davacının diğer ortaklara denk bir ödemeye varması için hesaplanan eksik ödeme miktarı çıkarılmak suretiyle davacıya ödenecek tazminat miktarı bulunması gerekirken bu hususlar gözden kaçılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/3/1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy