(1086 S. K. m. 326)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 5.Hukuk Mahkemesince verilen 24.9.1996 tarih ve 314-685 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket tarafından sözleşme yapmaya şirket adına ödeme ve tahsilatta bulunmaya yetkili kılındığını, bu yetkiye dayanarak müvekkilinin şirket adına 100.800.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemeleri kendi parasından gerçekleştirdiğini, bu paranın davalı tarafından kendisine ödenmediğini, davalı şirket kayıtlarının incelenmesiyle bu durumun anlaşılacağını belirterek güvene dayalı olarak yapılan bu ödeme bedeli olan 100.800.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın yersiz olduğunu, davacının dayandığı yetki belgesinin geçersiz olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya arasındaki yazılara göre; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının, davalı şirketin verdiği yetkiye dayanarak şirket adına ödemeler yaptığı, bu paraların şirketçe davalıya ödenmediği, davacının davalıdan isteyebileceği alacak miktarının 87.584.450 TL olarak saptandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 87.584.450 TL'nın dava tarihinden itibaren %30 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı yargılama aşamasında, davacıya yetki belgesi verilmediğini ileri sürdüğüne göre, dosyaya fotokopisi ibraz edilen yetki belgesini kabul etmemiş saymak gerekir. Bu durumda, mahkemece, davalıya bu belgelerin aslını ibrazettirmek ve çekinmesi halinde HUMK.326 vd. maddelerindeki kuralların göz önüne alınması ve gerektiğinde, davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak bu belgelerin davalı şirket tarafından verilip verilmediği ayrıca daha önceki tarihten beri davacının davalı şirketi başka işlerde temsil edip etmediği araştırılmak, davacının temsilci sıfatıyla imza ettiği 14.10.1993 tarihli kredi sözleşmesinin davalı şirket tarafından benimsenip benimsenmediği araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulmak gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy