(1163 S. K. m. 16, 17)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesince verilen 22.10.1996 tarih ve 96-728 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı koop. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften ihracına karar verildiğini, ihraç kararını mahkemece iptal ettirdiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkiline kooperatife başvurmasına rağmen daire tahsisi yapılmadığını, diğer davalı yönetim kurulu üyelerince ihraç edilerek mağdur edildiğini ileri sürerek dairenin rayiç değeri olan (750.000.000) liranın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili cevabında; Davacının sadece yatırmış olduğu parayı isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmemişler davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere bilirkişi raporuna göre; Davacının ihraç kararını iptal ettirerek üyeliğe dönmek istemişse de bu talebi davalı kooperatif yönetim kurulunca daire olmadığı gerekçesiyle red edildiği, davacının aidatlarını ihraç edildikten sonrada yatırdığı anlaşıldığı gerekçesiyle bir dairenin dava tarihindeki rayiç değeri olan (600.000.000) liranın davalı kooperatiften tahsiline ve dava tarihinden itibaren %30 faiz yürütülmesine fazla istemin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Kooperatiften haksız olarak çıkarılan ve ihraç kararını iptal ettirerek ortaklığa dönen ve kendisine taşınmaz verilemediği için tazminat isteyen ortağın açacağı davada tazminatın hesabına ilişkin olarak Dairemizce uygulanan hesap tarzının menfaatler dengesine uygun olmadığı kanaatine varıldığından, Dairemizce tazminat hesabı yönünden bundan böyle şu şekilde bir hesaplama yapılması uygun görülmüştür.
1-Ortaklara verilen taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilmelidir.
2-Normal ödemesini yapan diğer ortaların ödeme tarihleride nazara alınarak toplam ödemeleri, paranın istia gücünün azalması ve sair etkenler nazara alınarak rayiç değerin tespit edildiği tarihe taşınarak ödemelere tekabül eden miktar belirlenmeli.
3-Böylece normal ödeme yapan ortakların rayiç değer tespit edilen tarihte ödemelerin karşılığı olan miktar itibariyle ve rayiç değer nazara alınarak taşınmaza malik olmakla elde ettikleri menfaat miktarı bulunmalı.
4-Davacı ortağın diğer ortalara göre eksik ödeme yaptığı miktar nazara alınarak, davacının yaptığı ödeme miktarı ve tarihleri göz önünde tutularak bu miktarın yine rayiç değer tespit edilen tarihe taşınarak gerçek karşılığı bulunmalı.
5-Normal ödeme yapan diğer ortakların ve davacının rayiç değer tespit tarihinde tespit edilen ödeme karşılıklarının birbirinden çıkarılması suretiyle davacının diğer ortaklar kadar bir yararlanma sağlanması için ödemesi gerekin miktar saptanmalı.
6-Bu surette yapılan hesaplama sonunda elde edilen rayiç değerden diğer ortakların ödemelerinin gerçek karşılığı çıkarılarak bulunacak yararlanmak miktarından davacının diğer ortalara denk bir ödemeye varması için hesaplanan eksik ödeme miktarı çıkarılmak suretiyle davacıya ödenecek olan tazminat miktarı bulunması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.1.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy