(6762 S. K. m. 787)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.1.1997 tarih ve 486-73 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı M. Akü ve Malzeme San. A.Ş. ile mallarını İstanbul'dan Rusya'ya taşımak üzere sözleşme yaptıklarını, müvekkilinin de 23.10.1995 tarihli sözleşmeyle taşıma işini davalı şirkete devrettiğini, davalıya ait kamyonun kaza yapması nedeniyle taşıtan firma mallarına 1.911.645.254 lira tutarında zarar verildiğini, bu zarardan ötürü müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.911.645.254 lira tazminatın aleyhlerine açılan davada hükmolunacak faiz işleme tarihi ve oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, davacı şirketin meydana gelen kaza nedeniyle henüz herhangi bir ödeme yapmaması nedeniyle henüz rucu davası açmak için sıfatının bulunmadığı, kaldı ki kazanında lastik patlaması sonucu mücbir sebepten meydana geldiğinden müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümü bulunmadığını ileri sürerek, hasar ve faiz oranlarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, alt taşıyıcı davalıya ait aracın kaza yapması neticesinde taşınan emtianın hasarlandığı, hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketince taşıtana ödenerek davacı taşıyıcı aleyhine rücu davası açtığı açılan davanın henüz derdest bulunması nedeniyle davacı taşıyıcının asıl alacaklıya herhangi bir ödemede bulunmaması nedeniyle dava şartı doğmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan işbu dava, yerel mahkemenin de kabul ettiği üzere, asıl taşıyıcının, alt taşıyıcıya açmış bulunduğu rücu davasıdır. TTK. nun 787/2 maddesine göre, bir taşıyıcı, sorumlu olmadığı taşıma fiilinden dolayı tazminat verir veya bu yüzden aleyhine bir sorumluluk davası açılırsa, taşıyıcı doğrudan doğruya kendisinden önce gelen taşıyıcıya yahut esasen sorumlu olmaları gereken aradaki taşıyıcılara rücu davası açabilir.
TTK. nun 787/2 maddesinde rücu davası açılabilmesi için bir dava şartı öngörülmüştür. Buna göre, davacı taşıyıcının tazminat ödemesi veya aleyhine taşıma ile ilgili bir rücu davasının açılmış olmasıdır. Yani, taşıyıcı aleyhine bir sorumluluk davası açılmış ve fakat taşıyıcı tazminat ödememiş olsa bile, bu taşıyıcı, kendisine göre sorumlu olmaları gereken taşıyıcılara rücu davası açabilir. Yerel mahkemenin, bu kural çerçevesinde değerlendirme yapması ve davacı aleyhine açılan tazminat davasının beklenmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy