(213 S.K. m.213)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.9.1997 tarih ve 669-624 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından
istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.4.1998 gününde davacı avukatı Aydın ... ile davalı avukatı Fuat ... geldiler temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkilinden satın aldığı hazır beton emtiasının, İncirlik ABD. hava üssünde kullanılacağını belirterek muafiyet belgesi ibraz etmesi üzerine kesilen faturalarda KDV. oranının sıfır olarak gösterildiğini, ancak bilahare yapılan vergi denetimlerinde söz konusu satışın KDV.den muaf olmadığının bildirilerek müvekkilinden KDV, faiz ve kusur cezası tahakkuk ettirildiğini, durumun davalıya ihbar edildiğini,vergi mahkemelerinde açılan davalardan sonuç alınamadığını ileri sürerek, ( 894.861.153 ) liranın reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye uygun fatura düzenlediğini, asıl alacağın ihtirazı kayıtsız tahsil edilmekle ferilerinin uzun süre sonra istenemeyeceğini, zamanaşımının dolduğunu, miktarın da doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere,bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındai alım-satımın KDV.ne tabi olup satıcı davacının ( 223.871.625 ) lira KDV. ve buna bağlı olarak da ( 573.784.324 ) lira faiz ödediği, ancak esasen davacıya uygulanan cezanın yersiz olup, davacının VUK.nun 213. maddesine dayanarak itiraz etmesi gerekirken bunu yapmadığı, bu durumda davalının ceza ile sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ( 123.871.625 ) liranın dava tarihinden yürütülecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yansıtmalı bir vergi türü olan KDV.nin yükümlüsünün nihai tüketici olması, davacının bu vergiyi üstlendiğine dair bağlayıcı ve geçerli bir sözleşme bulunmaması,hatta davacının ibraz edilen muafiyet belgesi ile yanıltılmış olması karşısında, davalı vekilinin tüm, kusur cezasının ödenmesinde ise davacının müterafik kusuru olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı, davalının ABD. nam ve hesabına müşterek savunma tesislerinde kullanılmak üzere çimento alımı yaptığını ve ibraz edilen muafiyet belgesi uyarınca da KDV. tahakkuk ettirilmediğini, oysa, sonradan bu satımın KDV.ne tabi olduğunun anlaşıldığını ve asıl KDV. ile birlikte gecikme faizi ve ayrıca kusur cezası ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu üç kalemden oluşan zararın tahsilini talep ve dava etmiş olup, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise, ibraz edilen muafiyet belgesi ile davacının yanıltıldığı kabul edilerek, davacının ödemek zorunda kaldığı KDV. ile buna ilişkin faiz miktarını talep etmekte haklı olduğu, ancak, Vergi Mahkemesinde açılan davada tam yasal dayanakları gösterilmediği için usülsüzlük cezası ödenmesine davacının sebebiyet verdiği ve dolayısıyla bu kalemin istenemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının ödemek zorunda kaldığı ve bilirkişi tarafından dosya kapsamına uygun hesap edilen ( 573.784.324 ) lira faizin de tahsiline imkan verecek şekilde karar vermek gerekirken, bilirkişi raporu hükme dayanak yapıldığı halde ve aksi yönde bir gerekçe gösterilmeden bu kalemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 6.045.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy