(743 S. K. m. 902)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.1997 tarih ve 143-674 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 1.5.1998 gününde davalı avukatı Hasan Berber gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Bursa açık oto pazarından iyi niyetli olarak satın aldığı aracın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine, müvekkilinden alınıp aracı sigortalayan ve aracın çalınması nedeniyle bedelini sigortalısına ödeyerek aracın mülkiyeti kendisine kalan davalı şirkete teslim edildiğini ileri sürerek, MK.nun 902. maddesi gereğince, aracı alırken ödediği 149.000.000 TL.'nın davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın hırsızlık sonucu el değiştirerek davacıya satıldığından, davacının MK.nun 902. maddesinden yararlanamayacağını, satın alınan yerin yasada öngörülen nitelikte bir pazar olmayıp, tesadüfen bir araya gelen kişilerin oluşturduğu yer olduğunu, müvekkiline 2.kez tazminat ödetilmek istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının aracı açık oto pazarından satın aldığı, devir sırasında satışın noter önünde yapılıp, davacının Ankara Trafik Tescil Bürosu kayıtlarına güvendiği bu suretle iyi niyetli olduğu gerekçesiyle, 149.000.000 TL.'nın davalının direnime girdiği 15.1.1994 tarihinden itibaren %30 yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve trafik kaydının sahteliğinden doğan zararın tazmini yönünden idare aleyhine koşulları oluştuğunda dava açmasının mümkün olmasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 5.364.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 04.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy