(6762 S. K. m. 589, 598)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Fatih Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.1996 tarih ve 265-891 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 21.11.1997 tarihinde davalı avukatı H. Ö. gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden İ. A.nın Ş. Dayanıklı Tüketim Malları San. ve Ltd. Şti.nin keşide etmiş olduğu Y. K. Bankası'na ait 400.000.000 lira bedelli 20.4.1996 keşide tarihli çeki çaldırmak suretiyle kaybettiğini, bunun için mahkemeden ödeme yasağı kararı aldığını, kararın süresinde bankaya ibraz edildiğini, çeki elinde bulunduran kötü niyetli kişilerin çeki bankaya ibrazı sırasında, çeke ödeme yasağı yazılacak yerde, hesabın müsait olmadığının yazıldığını, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek, müvekkili elinden rızası dışında çıkan çekin ve tahsil edilen paranın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekteki cironun ve imzanın davacılara ait olmadığına dair bir itirazlarının bulunmadığını, ancak müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve korunması gerektiğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; dava konusu senetteki ciro ve imzanın davacılara ait olmadığı davalıca kabul edilmiş; senedin sahteliği, imza inkarı, senette tahrifat def' i senedin hükümsüzlüğüne yönelik def' i niteliğinde bulundurduğundan, iyi niyetli hamiller dahil herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu çekin ve bu çek nedeniyle kısmen ödenen 30.000.000 liranın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, A. Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına açılmıştır. Davacı İ. A. davacı şirketin yetkili temsilcisidir. Takip de, davacı şirket adına yapıldığına göre, davacı İ. davayı temsilci sıfatıyla açmış bulunmaktadır.
Davacı şirket, dava konusu 20.4.1996 keşide tarihli çekin rızası dışında elinden çıktığı ve çekteki ciro imzasının kendilerine ait olmadığını belirterek, çekin istirdadı isteminde bulunmuştur.
Davacı şirket, dava konusu çekin ilk cirantasıdır. Ancak imzanın ona ait olmadığı bilirkişi raporu ile saptanmış olup ve davalı yanca bu hususa itiraz da yoktur. Bu durumda davacı şirket dava konusu çekten dolayı borçlu olamayacağından, bu çekten dolayı yapmış olduğu ödemeyi geri isteyebilecektir.
Ne var ki, TTK.'nun 589. maddesindeki Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez amir hükmü karşısında ve dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK'nin 598. maddesi uyarınca, davalı iyi niyetli yetkili hamil sayılır. Bu nedenle davacı yan, çekin istirdadı isteminde bulunamaz ve fakat dava dilekçesinde açıkça, dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığını iddia etmemiş ise de; çoğa hakim olan aza da hakimdir hukuku genel ilkesi gereği çekin istirdadı isteminde, davacının borçlu bulunmadığının tespiti isteminin mevcut bulunduğunun kabulü gerekir. Bu bağlamda mahkemece, davacı yanın dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığının ve bu çekten dolayı yapmış olduğu ödeme miktarının istirdadına karar vermekle yetinmek gerekirken, davalının diğer çek borçlularına karşı talep hakkını ortadan kaldırır nitelikte, çekin istirdadına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili için takdir edilen 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacı yandan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.2.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy