(1086 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasında açılan davadan dolayı Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.1997 tarih ve 205-1008 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin mantar üreticiliği yaptığını ve davalıdan mantar üretiminde kullanılan kompast satın aldığını, bu kompastların hastalıklı çıkması üzerine ürün gelir kaybı zararının tahsili amacıyla açtıkları davanın lehlerine sonuçlandığını, ancak mantar üretimi için, yapılan 134.000.000 TL masrafın zuhulen ilk davada istenilmediğini ileri sürerek, bu miktar alacağın tespit tarihi olan 11.4.1996 tarihinden itibaren banka ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, davalının zararının bilirkişi raporunda da belirlendiği gibi 215.464.000 TL olduğunu ve önceki davayla hüküm altına alındığını, bu davada talep olunan 134.000.000 TL'nin üretim masrafı olup, gidersiz gelir elde edilemeyeceğini, davacının zararını ilk dava dilekçesinde 215.464.000 TL olarak bildirerek, fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının iddiası sabit görülerek 134.000.000 liranın 11.4.1996 tarihinden itibaren banka ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi dava ettiğini açıkça bildirmelidir (HUMK 179/2). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava kısmi değil, tam dava sayılır. Başka bir anlatımla, davacı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamışsa, yeni dava dilekçesinden davanın kısmi dava olduğu açıkça anlaşılamıyorsa, dava tam dava sayılır ve davacının alacağının dava dışında kalan başka bir kesimi bulunsa bile, dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olan davacı, bununla alacağının dava dışı bıraktığı kesiminden zımnen feragat etmiş sayılır, alacağın dava dışı bırakılan kesimi için yeni bir dava açamaz.
Davacının, Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen birinci davada, davalıdan üretim giderleri dahil toplam 215.464.000 TL'lik zararını talep etmiş bulunmasına, bu davada fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmamasına, bilakis birinci davada 10.12.1996 tarihli davanın esası hakkındaki beyanında da; dava dilekçesindeki beyanını tekrar etmiş olması karşısında, bu defa ek bir dava açarak üretim giderlerinden kaynaklanan zararın tahsili için dava açma hakkı bulunmadığından, davanın reddi gerekirken, bu yön gözardı edilerek kabulü doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 09.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy