(1163 S. K. m. 53)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.12.1996 tarih ve 653-761 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olmasına rağmen genel kurula çağrılmadığını, kur'a çekimine dair alınan genel kurul kararı uyarınca da kuraya iştirak ettirilmediğini ileri sürerek, kooperatif üyesi olduğunun tespitini, 2.8.1991 tarihli karar ile 18.9.1991 tarihli kur'a çekimine (ferdileşme işlemine) dayanak teşkil eden genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye olmadığını, eski yöneticilerin hileli davranışları ile kandırılmış bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen davacının üyeliğinin tespitine, ferdileşme işlemine dayanak teşkil eden genel kurul kararının iptaline dair verilen karar dairemizce, bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak 1163 sayılı yasanın 53. maddesi uyarınca toplantıyı izleyen günden itibaren davanın 1 ay içinde açılmadığı gerekçesiyle sükut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davasında hem ortaklık sıfatının tespitini, hem de genel kurul kararının iptalini istemiştir. Mahkemece önceki kararda, davacının her iki istemi de kabul edilmiş davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin bozma kararında davacının ortaklık sıfatının kabulüne ilişkin davalı temyiz itirazları red olunmuştur. Bu durum karşısında bozmadan sonra kurulan ikinci kararda davacının ortaklık sıfatının kabulüne ilişkin hüküm fıkrası kurulması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy