(2004 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.1996 tarih ve 1377-1083 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.5.1997 gününde davacı avukatı M... gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan Finansal Kiralama sözleşmesi uyarınca, sözleşmeye konu aracın, sözleşme sonunda şirketlerini devrinin kararlaştırıldığını, ancak devir işleminin yapılmadığını ileri sürerek, aracın davacı şirkete devrine karar verilmesini, başkasına satışın önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının sözleşmeden doğan sigorta prim borcu bulunduğunu, ayrıca davacının alacaklısı tarafından İİK.89/1 maddesi gereğince müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve aracın devir hakkı üzerine haciz konulduğunu, bu nedenlerle araç mülkiyetinin davacıya devredilemeyeceğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu, haciz ihbarnamesi ve toplanan delillere göre, davacının, davalı şirkete sigorta priminden dolayı (18.280.664) Lira borcu bulunduğu, ayrıca araç üzerindeki haciz sebebiyle İİK. nun 89. maddesi gereğince 1 nci haciz ihbarnamesi çıkarıldığı, sözleşmenin 22 nci maddesi hükmünce davacının edimini yerine getirmediği ve hacizli eşyanın mülkiyetinin devrinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, yersiz açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti taktirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 180.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy