(1086 S. K. m. 237, 295)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 12.Asliye Hukuku Mahkemesince verilen 21/10/1996 tarih ve 631-883 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup görüşüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı İ. Baş'ın müvekkillerinin murisi Şenol'un 08.08.1991 tarihinde ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında 1/8 oranında kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise davalı İ.'in sigorta şirketi olduğunu ve 3. şahısların zararının ölüm halinde 250.00.000 liraya kadar tazminatı teminat altına aldığını, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde fazlaya dair belirtilerek bakiye 152.883.099 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan 08.08.1991 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsmail Bey, tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı Ş. Sigorta vekili, kazadan iki yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, poliçede teminatın sehven 25.000.000 TL yerine 250.000.000 lira yazıldığını ve poliçe limitinden fazlası ile davacıların zararının tazmin edildiğini, teminatın sehven 250.000.000 lira yazılmış olması genel düzenleme karşısında şirketi herhangi bir mükellefiyet altına sokmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece: iddiaya, savunmaya, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyasına göre davanın kabulü ile 152.883.099 liranın davalı sigortanın sigorta poliçesindeki limiti ile sırlı olmak üzere 08/1991 tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.505.000 lira karar harcının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ş. Sigorta AŞ vekili temyiz etmiştir.
İlk davada davalı sigorta şirketinin ölüm halinde kişi başına 25.000.000 TL ile sınırlı sorumlu olduğu kabul edilmiş, bu hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak temyiz itirazları reddedilerek mahkeme kararı onanmıştır. Artık bu hüküm taraflar kesine hüküm teşkil ettiğinden yeni davada limitin 250 milyon olarak kabulü ve ona göre, hüküm kurulması, kesin hüküm ilkelerine aykırı bulunduğundan mahkemece davalı sigorta şirketi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy