(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.1996 tarih ve 381-558 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında Yasa ve Ana sözleşmenin öngördüğü herhangi bir işlem yapılmadan üyesi bulunduğu davalı kooperatifçe ihraç edildiğinin bir gazete ilanından öğrenildiğini, ihracı gerektirir bir neden olmadığını ileri sürere, bu kararın iptali ile müvekkilinin üyeliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bilinen adresine tebligat çıkartılmadan gazete ilanı ile bir takım belgelerin ibrazı hainde üyeliğin yenileceği bildiriminin geçerli olmadığı, ihraca gerekçe gösterilen hasarın ana sözleşmede bir ihraç nedeni olarak öngörülmediği sonucuna varılarak davacı hakkında 1983 yılında alınan ihraç kararının iptali ile üye olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı kooperatif vekilince, davacının daha önce müvekkili kooperatif üyeliğine kabulünün yapılmadığı, bundan dolayı da hakkında üyelikten ihraç kararı verilmiş olamayacağı, 19.1.1984 tarihinde gazete aracılığı ile yapılan ilanın, üyelikten ihraç bildirimi amaçlı olmayıp, Zirai Donatım Kurumu personelini bünyesinde toplayan kooperatifin davalı kooperatif ile birleşmesinden sonra aralarında davacının da bulunduğu birleşen kooperatif üyelerini davalı kooperatif üyeliğine kabul için gereken işlemleri ikmale davet maksadına yönelik olduğu savunulduğuna göre, bu savunma üzerinde durularak gerek davalı gerekse davalı kooperatifle birleşen kooperatife ait üye kayıt ve karar defterleri ile diğer kayıtlar getirtilip incelenerek davacının daha önce üyelik sıfatını iktisap edip etmediği, eğer üyeliğinin varlığı saptanırsa hakkında bir ihraç kararı verilip verilmediği açıklığa kavuşturulmalı ve sonucu çerçevesinde davanın çözümü gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy