(818 S. K. m. 308) (3095 S. K. m. 3) (3182 S. K. m. 37, 40)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 5.6.1996 tarih ve 334-299 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.3.1997 gününde davalı avukatı Kudret İnağ geldi davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 25.12.1992 tarihli sözleşme ile davalı bankadan dövize endeksli konut kredisi kullandığını bu krediye yıllık %9 basit faiz uygulandığını, ancak geri ödemeler devam ederken döviz kurlarının yüksek oranda artması nedeniyle 7.4.1994 tarihinde krediyi Türk Lirasına dönüştürdüğünü, ödeme planını incelediğinde krediye bileşik faiz uygulandığını fark ettiğini, BK. nun 308.ve 3095 sayılı Yasanın 3.maddesine göre böyle bir krediye bileşik faiz uygulanamayacağını ileri sürerek kredi sözleşmesinin Türk lirasına çevrilirken bileşik faiz uygulanamayacağının tesbiti ile bu uygulamanın iptalini talep etmiş sonraki dilekçelerinde 208.938.578 lira borçlu olmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının döviz kredisini kendi isteği ve özgür iradesi ile Türk Lirasına dönüştürdüğünü, bileşik faiz uygulamasının, 3182 sayılı yasanın 37 ve 40. maddeleri kapsamında çıkarılan 87/11921 sayılı Bakanlar Kurulu kararına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki yazılı kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının, kullandığı dövize endeksli kredinin Türk Lirasına çevrilmesi önerisi üzerine kendisine en uygun ödeme planını tercih ettiği ve böylece kredi sözleşmesinin uyarlandığı, bu aşamadan sonra davacının faiz ve ödeme biçimine itiraz edemeyeceği, kredi borcuna aylık %6,5 oranında bileşik faiz uygulanmasının yasaya ve bankaların faiz oranını serbestçe tayin edebileceklerini öngören 87/11921 sayılı bakanlar Kurulu kararına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA , 9.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 180.700 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy