(1479 S. K. ek m. 6)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 4. Ticaret mahkemesince verilen 13.11.1996 tarih ve 482-538 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili; davalı banka ile müvekkil arasındaki 29/11/1989 tarihli protokol ile tahsilat, ödeme, virman ve havalelerde masraf, komisyon her ne nam altında olursa olsun benzeri bir ücret alınamayacağının kararlaştırıldığını buna rağmen Ekim 1993 ayı için 03/11/1993 tarihinde 2.289.354.849 lira komisyon bedelinin borç yazıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.289.354.849 lira ile 1479 sayılı yasanın Ek 6. maddesi uyarınca 18/11/1993 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 1.155.938.506 liranın tahsilini, asıl alacağa yine aynı yasanın zikredilen maddesinin dava tarihinden tahsil tarihine kadar uygulanmasını, protokol 13. maddesi uyarınca hesaplanan 133.868.738 vadesiz mevduat faizinin ve asıl alacağa yine protokol 13. maddesi uyarınca tahsil tarihine kadar vadesiz mevduat faizi uygulanmasını, iş ticari nitelikte olmakla asıl alacağa işlem tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını, müvekkil kuruma aynı tarihlerde kredi faizi ödemelerinden kaynaklanan 2.738.647.568 lira munzam zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; davacı kurum yetkililerinin de katıldığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarlığı gözetiminde yapılan 3.9.992-8.9.992-9.9.992 tarihli toplantıların sonuçlarının bir tutanakla mutabık kalınan hususların nihayi bir protokole bağlandığını, sözü edilen protokolün 14. maddesi uyarınca sosyal kuruluşları tarafından hak sahiplerine yapılacak ödemelerde %5 komisyon tahsilinin gerektiğini, bu durumun davacı kuruma da duyurulduğunu fakat davacı kurumun nihai protokolün bir ön çalışma olduğunu ve imzalandığını ileri sürerek bu ve başka davalar açtığını, oysa nihai protokolün 29/11/1991 protokolü günü şartlarına göre revize ettiğini, protokol hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, kaldı ki 8/7/993 tarihli ihtarname ile protokolün 01/12/1993 tarihi itibariyle feshedildiğini, istenen miktarların fahiş olduğu gibi, reeskont faizi talep eden kurumun ayrıca protokol faizi ve munzam zarar isteminin de yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, çalışma Bakanlığı Müsteşarının yanında başka bankalar ve Sosyal Güvenlik Kurulu ile davacı ve davalının da katıldığı görüşmelerin sonucunun 29/11/1991 tarihli protokolü ortadan kaldıran bir niteliği bulunmadığı, 29/11/1991 tarihli protokole aykırı olarak davalı tarafından davacı hesabından Ekim 1993 ayı ödemelerinde kesilen 2,289,354,844 lira komisyon bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiği gibi, 1479 sayılı yasanın Ek 6. maddesi uyarınca işlem tarihi olan 3/11/1993 tarihinden dava tarihine kadar komisyon kesintisine 1 yıllık vadeli mevduat faizinin uygulanması gerektiği, bu kalem için davacının talep edebileceği miktarın 913,044,888 lira olduğunu, yine işlem tarihinden itibaren protokol uyarınca vadesiz mevduat faizi tutarının 132,930,747 liranın dahi davalıdan tahsili gerektiği, davacının davalı bankadaki kırmızı bakiye gösteren hesaplarında haksız olarak kesilen dava konusu komisyon ücretinin tenkis etmemiş olması nedeni ile bu miktar kadar kredi kullandığı, kullandırılan bu krediye davalı bankaca 1993 yılında %90 ve %75, 1994 yılında da İnterbank oranını uyguladığı ve davacı aleyhine dava tarihine kadar 2,783,647,568 lira faiz tahakkuk ettirdiği, oysa davalının komisyon bedeli tahsil etmeseydi davacının 2,783,647,568 lira faiz ödemesi sözkonusu olmayacağı, bu nedenle davacı kurumun BK.nun 105. maddesine göre faiz ve cezai şart ile karşılanamayan zararının %10 vadesi mevduat faizi, yıllık vadeli mevduat faizi (cezai şart) toplamının, davalı kurumca tahakkuk ettirilen tenkisi sonucu hesaplanan 1,737,631,933 lira olduğu gerekçesi ile davalın kısmen kabulüne, toplam 5073,007,417 liranın davalıdan tahsiline, bu miktarın 2,189,359,849 lira ana paraya dava tarihinden itibaren değişen oranlı reeskont faizi uygulamasına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı kurumun ödemelerinde usulsüz olarak yapılan komisyon kesintisine 1479 sayılı Bağ-Kur yasasının Ek 6. maddesi uyarınca cezai şart talep etmiş olmasına rağmen, bu istem ve dava tarihine kadar uygulanmak suretiyle kabul edilmiştir. Oysa, anılan yasanın Ek 6. maddesi hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde, gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari 1 yıllık vadeli mevzuata ödedikleri faizi de kuruma öderler hükmünü içermekte olup, mahkemece; tespit edilen kurum alacağına tahsil tarihine kadar Ek 6. maddenin uygulanması gerekir iken, yazılı şekilde dava tarihine kadar 1479 sayılı yasanın Ek 6. maddesi uyarınca faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bedde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına, 182,650,000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubuyla temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/04/1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy