(1163 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.10.1996 tarih ve 399-810 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.3.1997 gününde davacı avukatı M. Akif U. ile davalı avukatı Nursel Ç. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ve müvekkilinin kardeş olup, müşterek murisleri Zekiye'nin ölümü ile mirasen intikal eden dava dışı Andaç Yapı Kooperatifindeki hissesinin mirasçılar arasındaki taksimde davalı ile müvekkiline verildiğini, kooperatif yöneticilerinin de talebi ile üyelik işlemlerinin davalı adına yürütüldüğünü, daha sonra davalının isabet eden daireye tek başına sahiplenmeye kalkıştığını ileri sürerek, kooperatif hissesinin taraflar adına birlikte tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı da dahil olmak üzere tüm mirasçıların hisselerini bedeli mukabilinde müvekkiline devrettiklerini, davacının bazı aylardaki ödemelerinin başka nedenlerden doğan borçlarına karşılık olduğunu, müvekkilinin dairesini teslim aldıktan sonra 600 milyon lira harcama yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davacının kooperatif hissesini noterde düzenlenen sözleşme ile davalıya devrettiği, davacı tarafından teklif edilen yeminin de davalı tarafından eda edildiği, bu itibarla davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, müşterek murisleri Zekiye'den intikal eden dava dışı kooperatifteki hissenin mirasçılar arasında taksim edilerek davalı ile birlikte kendine verildiğini, ancak kooperatif yönetiminin tavsiye ve uyarısı üzerine işlemlerin davalı üzerine yürütüldüğünü ileri sürmüş ve kooperatif hesabına yaptığı ödeme makbuzlarına, tanık anlatımlarına, davalının kocası tarafından yazılmış yazıya dayanmıştır. Gerçekten, davacının verdiği vekalet ve yetkiye istinaden vekil Hürriyet Y. davacı ile birlikte dava dışı Oya M.' nin kooperatifteki hisselerini (200.000) TL bedel ile ve 6.3.1989 tarihinde noterde düzenlenen Kooperatif Hisse Devir Mukavelesi ile davalıya devretmiş gözüküyor ise de, davacının kooperatif aidatlarını 1994 yılının sonlarına kadar ödemeye devam ettiği, davalının bu ödemelere sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı bu ödemelerin zaman zaman yaz aylarında evinde kalması nedeniyle doğan borç nedeniyle yapıldığını savunmuş ise de, 5-6 yıl süren bu miktarlardaki ödemelerin, yılda 5-10 gün konaklama karşılığında doğan borca karşılık olabileceği hayatın olağan akışına uygun görülmemiştir. Kaldı ki taraflar kardeş olup, bu süre birbirinin evinde kalınması ve ağırlanması ahlaki bir görev icabıdır. Ödemelerin bir başka borca karşılık olduğu davalı tarafından kanıtlanmış da değildir. Kooperatifin o dönem başkanlığını yapan tanık da beyanında, davacıyı destekler biçimde; kooperatif ortaklığının bir kişi üzerine yürütülmesini kendilerinin tavsiye ettiklerini, davacı ve davalının söz konusu hisseye birlikte sahip olduklarını, aidat ödemelerinin her ikisinden de talep edildiğini bildirmiş olup, yine davalının eşi tarafından yazılan 13.7.1994 tarihli yazıda 1994 yılına ait aidatlar davacıdan talep edilmiştir. Öte yandan, diğer tanık anlatımları yanında, davalı ile birlikte kalan tanık Hürriyet'in beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda mevcut deliller ile dava kanıtlanmış olup, mahkemece re'sen hatırlatılarak davacıya teklif edilen yemin icapsızdır. O halde mahkemece, davacının muris Zekiye'den intikal eden kooperatif ortaklığına davalı ile birlikte sahip olduğunun tespitine karar vermek gerekirken yazılı nedenlerle davanın reddi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 9.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy