(818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesince verilen 23.1.1997 tarih ve 358-25 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kayıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 8.4.1992 tarihli ve D.25.92 nolu ihraç kaydıyla satış sözleşmesi imzalandığını, davalıya mal teslim edilerek bedelinin tahsil edildiğini, ancak sözleşmenin 3/c maddesine göre son teslim tarihinin 15.4.1992 olduğunu ayrıca anılan maddenin (En son yükleme tarihinden sonra firma kusuruna bağlı olarak stoklarda bekleyen malzemeler için mal bedeli karşılığı alıcıya aylık %7 üzerinden malın geç teslim alınması sebebiyle gecikme cezası uygulanır) hükmünün haiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin 8/D maddesine göre de ödemelerdeki gecikme için aylık %10 üzerinden faiz ödeneceğini sözleşmenin 8/A maddesine göre mal bedelinin akreditifin temliki ile ödeneceğini ihracatla ilgili 16.3.1992 tarihli akreditifin süresinin 15.4.1992 tarihinde dolduğunu akreditif süresinin dolmasından sonra davalının 5.5.1992 tarihli yazı ile alacağı malların speklerini bildirdiğini, bilahare davalının talebi ile akreditif süresinin 22.6.1992 ve 31.7.1992 tarihine kadar uzatıldığını, davalının teslim aldığı malları 7.7.1992 tarihli ve 61 nolu GCB. ile ihraç ettiğini 83 günlük gecikme cezasının 18.548.365 lira olduğunu, bunun birikmiş faizinde 17.806.430 lira olduğunu ileri sürerek toplam 36.354.795 liranın aylık %10 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi cevabında; Davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre; Davacı tarafın sözleşme 3/C maddesi uyarınca gecikme cezası isteyebilmesi için öncelikle sözleşmenin 3/A maddesindeki koşulu yerine getirecek malın teslimine hazır olduğunun bildirimini yapması şayet buna rağmen mal alınamaz ise gecikme cezası isteyebileceği sözleşmedeki son teslim tarihinde ancak 3/A maddesindeki yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde geçerli olacağı sonucuna varılmıştır. Davacı taraflar 3/A da ki yükümlülüğün yerine getirildiğine dair bir delil ibraz edilemediği, ayrıca BK.nun 113 maddesine göre davacı asıl mal bedelini ihtirazi kayıtsız olarak aldığı gibi bilahare de davalı teminatını iade ettiği, bu halde artık sözleşme 3/C ye göre talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 429.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 01.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy