(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.12.1996 tarih ve 334-1154 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işyerinde ( ... ) yayınlarını, müvekkili ile abonelik sözleşmesi yapmadan elde ettiği bir şifre çözücü cihaz ( decoder ) ile yayınladığını, durumun noter tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ihtara rağmen aboneliğe geçilmediğini ileri sürerek, ( 50.000.000 )lira tazminatın haksız fiil terkinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talebetmiştir.
Davalı vekili cevabında, yayın yapmadıklarını, noter tespit tutanağının usulsüz düzenlendiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davalının noter tespit tutanağı ile tespit edildiği üzere yayınlarını abonelik sözleşmesi akdetmeden yayınladığı, çekilen ihtarında sonuçsuz kaldığı, davacının uğradığı maddi kaybın ( 44.500.000 )lira olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne mezkur meblağın 24.9.1995 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, ... Filimcilik ve Yapımcılık AŞ.nin şifre çözücü Docoderler vasıtasıyla abonelerince izlenen yayınlarını, bu şirketle işyeri sözleşmesi yapmadan davalı Necmi ... tarafından Kahvehanede bulunan müşterilerine seyrettirdiği 24.9.1995 günü yapılan Noter tespit tutanağı ile anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yapılan yayın, 3984 sayılı radyo ve Televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanuna dayanılarak, Radyo Televizyon Üst Kurulunca yürürlüğe konulan, Radyo Televizyon yayın izni ve lisans yönetmeliğinin 2/f, geçici madde 5 ve Radyo televizyon Üst Kurulu Kablolu yayın lisans ve izin yönetmeliğinin l0/7 maddeleri uyarınca yapılmakta olup; değinilen yasa ve yönetmeliklerle hukuken koruma altına alınmış bulunmaktadır.
Davacı tarafından yapılmakta olun yayınlar, sadece abonelik sözleşmesi ve aboneliği tesis edilen ve kendilerine yayınların izlenmesini sağlayan şifre çözücü decoderler verilmiş kişiler tarafından sözleşmede belirtilen yerlerde izlenebilir. Böyle bir abonelik sözleşmesi yapılmadan, davacı şirkete ait yayınların izlenmesi ve izlettirilmesi zararlandırıcı bir haksız eylem teşkil eder.
Davalının ( Kahvehane )olarak çalıştırdığı işyerinde noter aracılığı ile yapılan tespitte Beşiktaş-İstanbulspor takımları arasındaki futbol karşılaşmasının müşterilerine seyrettirildiği belirlenmiştir. Davalının bu eylemi dışında, başka günlerde de haksız eylemini devam ettirdiği konusunda bir tespit bulunmadığı gibi; böyle bir iddiaya da raslanmamıştır. Öte yandan davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığından, davalı hakkında abonelik sözleşmesinin hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu durumda, davalı işyerinde yapılan "bir güne" ilişkin tespitle bir yıllık abonman ücretine mahkum edilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece davacıya davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararın nelerden ibaret olduğunu açıklattırmak, davalının bu haksız eylemi gerçekleştirdiği yerin niteliği gözönünde bulundurmak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve BK.nun 42, 43 maddeleri uyarınca makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken; gerekçeleri belirtilmeksizin bir yıllık abonman bedelinin tazminat olarak hükmedilmesi yerinde görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.4.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy