(6762 S. K. m. 1107)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesince verilen 10.12.1996 tarih ve 349-1325 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.6.1997 gününde davalı şirket temsilcisi Cahit D. ve M. Sadık A. ile davacı avukatı Çelik Ç. geldiler temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları ve şirket temsilcisi dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle ticari ilişkiye girişilip Irak'a yapılan ihracatla ilgili olarak davalı şirketle borç para verdiğini ve davalı şirketin piyasadan mal almasını sağladığını, davalının aldığı borç paraya karşılık akreditif bedelleri Türkiye'ye geldiğinde, davacıya ait olacağı yolunda söz verdiğini ve muhtelif yönetim kurulu kararları ile toplam (77.439)dolar tutarındaki akreditif bedellerini temlik ettiğini, bir yazı ile de bankaya bildirileceği kararlaştırıldığı halde, bankalara götürülüp verilmediğini ileri sürerek (77.439) doların davalıdan tahsilini talebetmiştir.
Davalı vekili cevabında, Irak'ta olan akreditif bedellerinin bir an önce şirkete getirtilmesi için davacının yardımcı olacağı cihetle sözkonusu temliklerin yapıldığını, ancak davacı sözünü yerine getirmediği için temliklerden feragat ederek şirkete iade ettiğini, şirket yönetim kurulunun 16.2.1990 tarihli feragata dayanarak temlikleri iptal ettiği, dilekçede değinilen protokolün sahte olup, ceza davası açıldığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Beyoğlu 7. Asliye Ceza ve Şişli 4. Asliye Ceza mahkemesi dosyaları, yönetim kurulu kararları ve toplanan delillere göre, davalı her ne kadar 16.2.1990 tarihli feragatname gereğince, davacının herhangi bir alacağı olmadığını savunmuş ise de, davacının ibraz ettiği 19.2.1990 tarihli (ibraname) başlıklı belgenin incelenmesinden davalının verdiği feragatnamenin tamamen geçersiz olup, iptal edildiğinin anlaşıldığı, davalının da ibranameye karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı ve bu belgelerin sahteliği nedeniyle açılan kamu davasında da davacı akrabası olan Haider E Nejafi'nin beraat ettiği, bu durumda akredetif bedellerinin davacıya ait olduğuna dair 16.2.1990 tarih (saat 18.30) da imzalanan protokolün da geçerli bulunduğu ve miktar konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı cihetle, davanın kabulüne, 77.439 ABD dolarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 63.180.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 23.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy