(1163 S. K. m. 45, 53)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.11.l996 tarih ve 348-607 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 18.6.1995 tarihinde yapılan olağan genel kurulu sebebi ile 1730 ortaktan 1552 ortağa usulüne uygun genel kurul çağrısı yapıldığını, kalan 79 ortağa elden imza karşılığı tebligat yapıldığını, kalan 99 ortağa usulüne uygun çağrı yapılmadığını, ayrıca genel kurul çağrı ilanının gazetede yayımlanması ile genel kurul tarihi arasında en az 30 günlük süre bulunması gerekirken buna riayet edilmediğini Kooperatifler Kanununun 45/2 maddesi ile davalı kooperatif ana sözleşmesinin 28.maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek toplantıda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıların toplantıda alınan kararlara muhalefetleri olmadığı gibi tutanağıda imzalamadıklarından dava hakları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre; davalı kooperatifin 17.olağan genel kurul toplantısına usulune uygun çağrı yapılmadığı bu nedenle yapılan genel kurulun Kooperatifler Kanunun 45/I ve anasözleşmenin 28. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü, davalı kooperatifin 18.6.1995 tarihinde yapılan 17.olağan genel kurulda alınan tüm kararların keenlemyekün sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar davalı kooperatifin 18.6.1995 tarihinde yapılan genel kurulunda çağrının usulüne uygun olmadığını ileri sürerek butlan sebebi ile genel kurulun iptalini talep ve dava etmişlerdir. Çağrıdaki usulsüzlük butlan sebebi olmayıp, bir iptal sebebidir. 1163 sayılı Yasanın 53/I. göre toplantıya katılmış bulunan ortağın kararlara aykırı oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmeleri ve tutanağı imza etmeleri koşulu ile dava hakları oluşmaktadır. Davacılar genel kurula katıldığı halde muhalefetlerini tutanağa yazdırıp imzalamadıklarına göre dava hakları yoktur. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy