(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.10.1996 tarih ve 652-638 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının birikmiş aidat borcu ve faizi 4.200.000 liranın tahsili için aleyhine girişilen icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, 4.200.000 lira alacağın %40 inkar tazminatıyla davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davalının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak, davacının faiz talebinden vazgeçtiği, genel kurul kararında belirtilen miktarda davalının borçlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı icra takibine itirazla takibi durdurduğu gerekçesiyle, 3.000.000 liranın %30 yasal faiziyle ve İİK. nun 72/3.maddesi uyarınca inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira davacının kooperatife talep edilen miktarda borçlu olup olmadığının kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak tesbit edilmesi gerekir. Bu durumda, davacının faiz alacağı isteminden vazgeçtiği hususu da göz önüne alınarak, Dairemizin 2.10.1995 tarihli bozma kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
3- Kabule göre ise, ilk kararda, davacı yararına istenen %40 inkar tazminatı isteminin reddine karar verilip, bu kısım davacı tarafça temyiz edilmeyerek, bu durumun davalı yararına kazanılmış hak teşkil ettiği de gözetilmeden yazılı şekilde inkar tazminatına karar verilmesi de doğru değildir.
Yukarıda 1 Nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi ile 2 ve 3 Nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy