(1163 S. K. m. 45, 53/1)
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.1996 tarih ve 835-1117 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, kendisi ve müvekkillerinin üyesi olduğu davalı kooperatifin 12.6.1994 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının usule aykırı olarak açıldığını, tasnif heyeti seçilmediğini, toplantı tutanağının bakanlık temsilcisine sonradan imzalattırıldığını ve değişik tiplerdeki konutlar için eşit aidat ödenmesine dair alınan kararın yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, bu kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantının usulüne göre açıldığını, ihtiyaç duyulmadığından oy toplayıcı üye seçilmediğini, tutanağın yöntemince imzalattırıldığını, muhalefet şerhi yazdırmayan davacılardan hiçbirinin dava hakkı bulunmadığını ve alınan kararın iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, genel kurul toplantısında divan başkanlığına seçilen Erdoğan M.'nun toplantıya bizzat katılan eşi Ayten M.'nu vekalet etmesi ve toplantıya katılarak divan başkanı seçilmesinin ana sözleşmeye ve yasanın amir hükmüne uygun bulunmadığı için toplantı ve toplantıda alınan kararların usulsüz olduğu gerekçesiyle, toplantının ve toplantıda mali konularda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1163 sayılı Yasanın 45/5.madde ve fıkrasında genel kurulun sevk ve idaresinin ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasından seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanacağı öngörülmüş ise de, Dairemiz uygulaması itibariyle bu yasa hükmünün yerine getirilmemesi hali, toplantının ve alınan kararların batıl olmasını değil, iptallerinin mümkün bulunmasını gerektirmektedir.
Dosya içerisindeki delillere ve 9.4.l996 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, davacılardan Figen A. ve Kutlu B.'ın 12.6.1994 günü yapılan genel kurula ait hazırun cetvelinde kayıtlı olmadıkları, toplantıya çağrının usulüne uygun bir şekilde yapıldığı, bir kısım davacının genel kurul toplantısına katılmadığı ve toplantıya katılan 7 adet davacının ise alınan kararlara muhalefet şerhi koydurmadıkları gibi, mahkemenin iptal kararına dayanak yaptığı Erdoğan M.'nun divan başkanlığına seçilmesi konusunda aleyhe dahi rey vermedikleri ve divan heyetinin oybirliği ile seçildiği anlaşılmaktadır.
Ortak olmayan kişilerin kooperatif genel kurulu kararına karşı davacı sıfatı taşımaları mümkün olmadığı gibi 1163 sayılı Yasanın 53/1.madde ve bendi uyarınca ortakların iptali kabil kararlara karşı genel kurula katılıp alınan kararlara muhalefet şerhi koydurmaları dava şartı bulunduğundan kooperatif ortağı davacıların açtıkları davada, dava şartının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulü yolunda hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy