(818 S. K. m. 41, 42)
Dava: B. Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. ile K. Müh. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesince verilen 17.7.1996 gün ve 379-321 sayılı hükmü bozan dairenin 9.12.1996 gün ve 7860-8647 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait Doğalgaz dağıtım davalılar tarafından hasara uğratıldığını ileri sürerek 28.598.127 TL'nin davalı Belediye'den 9.864.000 TL'nin diğer davalıdan faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı Bursa Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 9.12.1996 gün ve 7860-8647 sayılı ilamı ile davacının, hükmedilen 250 USD mobilizasyon bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere dava, haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır. Konuya ilişkin B.K.nun 41 nci maddesi hükmü uyarınca, haksız bir şekilde diğer bir kimseye zarar veren şahıs o zararın tazmini ile yükümlü olup, bunu izleyen 42 nci madde hükmüne göre ise, zararı ispat etmek onu iddia edene düşer. Şayet zararın gerçek miktarını davacı ispat edemezse, yargıç gerçek zararın miktarını yine aynı maddenin 2 nci fıkrasında sözü edilen esaslar çerçevesinde adalete bağlı olarak takdir eder.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen hasar maliyet tablosunda davalıların eylemi ile hasar gören doğalgaz boru hattının eski hale getirilebilmesi için işçilik ve malzeme gideri dışında ayrıca 500 USD miktarında mobilizasyon bedeli istenilmiştir. Davacı vekilinin, davanın çeşitli aşamalarındaki açıklamalarına göre, mobilizasyon, doğalgaz boru hattının müteahhit firmasının plan ve projeye göre çalışma yaptığı yerdeki çalışmasını bırakıp, araç ve ekipmanı ile birlikte onarım mahalline giderek yaptığı çalışmanın bedeli olarak istenen tazminat kalemi olmaktadır.
Bilirkişi raporunda ise, bu kavram davacının iddiasındaki açıklamaya ilaveten işlerin aksama bedeli olarak gösterilmiş ve ayrıca caydırıcılık vasfı itibariyle de kabulü gerektiği belirlendikten sonra bu bedel hiç bir açıklama yapılmaksızın %50 oranında indirilmesi gerektiği belirtilerek tazminata dahil edilmiş bulunmaktadır.
Dava yukarıda da açıklandığı gibi, haksız fiile dayalı tazminat davası olduğuna göre, tazminatın hesabında ancak davacının uğradığı gerçek zarar dikkate alınabilir. Bunun dışında caydırıcılık vasfı adı altında tazminat kalemi hesabı mümkün değildir. Kaldı ki davacı tarafın dahi bu ad altında bir isteği bulunmamaktadır.
Gerek davacı istemi, gerekse bilirkişi raporunda hasar giderim tazminatı olarak belirlenen değiştirilen boru ve parça bedeli ile bu işlemin yerine getirilebilmesi için gerekli işçilik giderleri gerçek zarar kapsamı içerisinde bulunmaktadır. Ancak anlam ve içeriği yukarıda açıklanan mobilizasyon kalemi bakımından davacının böyle bir zarara uğradığını B.K.nun 42 nci maddesi hükmü uyarınca kanıtlaması gerekir. Bilirkişinin hiç bir harcama belgesine dayanmadan açıkladığı miktara itibar edilmesi mümkün olamaz. Bu sebeple davacının bu zarar kalemine ilişkin delilleri istenilmesi ve bundan sonra gerektiğinde davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının bu kalem adı altında gerçekten uğradığı bir zararın olup, olmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 9.12.1996 gün ve 1996/7860-8647 sayılı bozma kararındaki gerekçe kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.5.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy