(6762 S. K. m. 1295)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.11.1996 tarih ve 650-522 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı H. Pazarlama Şirketinin düzenlediği kampanyada otomobil aldığını ve aracı satıcının baskısı ile aynı gruba mensup davalı sigorta şirketine sigorta ettirdiğini, 9.8.1993 te başlayan sigorta sözleşmesinin satış sözleşmesi hükümleri uyarınca tecdit edildiğini ve 9.8.1995/1996 vadeli yeni dönem prim ilk taksitinin de 10.8.1995 tarihinde ödendiğini, müvekkiline ait aracın 9.8.1995 tarihinde geçirdiği kaza sonucu uğradığı hasarın talebe rağmen tazmin edilmediğini, halbuki yeni dönem prim taksitini ihtirazı kayıtsız kabul eden ve poliçeyi düzenleyip gönderen davacının sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 25.000.000 liranın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilince davacıya gönderilen 1.8.1995 tarihli yazıda tanınan sürede (vade bitim tarihinden beş gün önce) yine dönem prim taksitinin yatırılmadığını ve TTK. nun 1295/2 md. uyarınca sigorta sorumluluğunun başlamadığını, hasarın iddia edildiği gibi 135.000.000 lira değil 107.350.000 lira tutarında olduğunu, reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mübrez belgelere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 1993 yılında sigorta sözleşmesi akdedildiği, sonraki dönemlerde tecdit name ile uzatıldığı, 9.8.1995/96 dönemi için süre uzatım yapılacağı belirtilerek 1.8.1995 tarihli yazı ile vade bitiminden beş gün önce yatırılması istenilen yeni dönem prim ilk taksiti 2.968.967 liranın davacı tarafından 10.8.1995 tarihinde yatırıldığı, bunun üzerine davalı şirketçe düzenlenip davacıya gönderilen 9.8.1995/96 dönem poliçesinde davacının ödediği meblağ ve bakiye ödeme tutar ve tarihleri belirtilmiş olmakla prim ilk taksitinin kabul edildiğine nazaran TTK. nun 1295 md.si uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamış sayılacağı, tarafları, koşulları ve tüm unsurları aynı olan ve birbirini izleyen poliçeler düzenlenmesi, yeni poliçenin de aynı sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, temerrüt faizi olarak da poliçede kararlaştırılan %10 oranının istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.000.000 liranın dava tarihinden itibaren yıllık %10 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmişlerdir.
1- TTK. nun değişik 1295/3.maddeleri hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olsa bile, sigortacının sorumluluğu ancak primin veya ilk taksitinin ödendiği tarihten itibaren başlar. Bu sebeple, anılan Yasa hükmü uyarınca sigortacının sorumluluğu bu maddeye göre değerlendirilmesi gerekir. Kaldı ki, dava konusu olayda sigortacı 1.8.1995 tarihli uyarı yazısı ile davacı sigorta ettireni de bu konuda uyarmıştır. Mahkemece, sözü edilen değişik Yasa hükmü dikkate alınmadan ve Dairemizin önceki yasal düzenlemeye dayalı içtihadından söz edilerek primin ödenmesinden önce meydana gelen kaza ve hasardan dolayı sigortacının sorumlu tutulmasına yönelik kararı doğru bulunmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte yazılı nedenlerle davacı temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.5.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy