(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Üsküdar 5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.12.1996 tarih ve 804-948 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya satıp teslim ettiği mal bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine girişilen icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek 172.500.000 TL'si asıl alacak olmak üzere işlemiş faiziyle birlikte toplam 255.300.000 TL'nın davalıdan tahsiline, takip tarihinden itibaren %96 faiz ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsilini, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, takibe konu faturadaki malların müvekkiline teslim edilmediğini, faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının takibe konu faturadaki malları davalıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı, davalı şirket yetkilisinin de bu konuda yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, takibe konu faturadaki kliplerin Aras Kargo A.Ş. aracılığıyla davalıya gönderilip teslim edildiğini ileri sürerek, kargo makbuzunu ibraz etmiştir. Makbuzda taşınan eşyanın ne olduğu ve kime teslim edildiği anlaşılamamakta ise de, teslim tesellüm makbuzları ayrıca da düzenlenebildiğinden, davacının Aras Kargo A.Ş.den bu hususların sorulması isteminin değerlendirilmemesi yerinde değildir. O halde, mahkemece bu savunma üzerinde durularak, dosyaya ibraz edilen taşıma senediyle taşınan malın ne olduğu, malın alıcısı ( davalı şirkete ) teslim edilip edilmediği, teslim tesellüm belgesi de istenerek malların teslim edildiği şahsın davalı adına teslimata yetkili şirket çalışanı olup olmadığıda araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.5.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy