(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 8.10.1996 tarih ve 367-821 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, sadece müvekkili şirketin yayın hakkına sahip olduğu şifreli yayınların ancak abonelik sözleşmesi ile aboneliği tesis edilen kişiler tarafından izlenebildiğini, davalının abonelik sözleşmesi olmadan elde ettiği bir decoderle futbol maçını işyerinde izlettiğinin noter tespit tutanağı ile saptandığını ileri sürerek, işyeri abonelik ücretine denk düşen 50.000.000 TL.'nın haksız fiil tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin işyerinde (Cine-5) yayını yapmadığını, noter tespiti ile noterlik yasasına uygun olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının abonelik sözleşmesi olmadığı halde, decoderler vasıtası ile işyerinde yayını izlettiği, olay tarihindeki abonelik ücreti 50.000.000 TL olup, mezkur meblağın 23.9.1995 tarihinden itibaren %30 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, ... Filimcilik ve Yapımcılık AŞ. nin şifre çözücü Decoderler vasıtasıyla abonelerince izlenen yayınlarını, bu şirketle işyeri sözleşmesi yapmadan davalı tarafından Kahvehanede bulunan müşterilerine seyrettirdiği 23.9.1995 günü yapılan Noter tesbit tutanağı ile anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yapılan yayın, 3984 sayılı radyo ve Televizyonların kuruluş ve yayınları hakkında kanuna dayanılarak, Radyo Televizyon Üst Kurulunca yürürlüğe konulan, Radyo Televizyon yayın izni ve lisans yönetmeliğinin 2/f, geçici madde 5 ve Radyo televizyon Üst Kurulu Kablolu yayın lisans ve izin yönetmeliğinin 10/7 maddeleri uyarınca yapılmakta olup; değinilen yasa ve yönetmeliklerle hukuken koruma altına alınmış bulunmaktadır.
Davacı tarafından yapılmakta olun yayınlar, sadece abonelik sözleşmesi ve aboneliği tesis edilen ve kendilerine yayınların izlenmesini sağlayan şifre çözücü decoderler verilmiş kişiler tarafından sözleşmede belirtilen yerlerde izlenebilir. Böyle bir abonelik sözleşmesi yapılmadan, davacı şirkete ait yayınların izlenmesi ve izlettirilmesi zararlandırıcı bir haksız eylem teşkil eder.
Davalının kahvehane olarak çalıştırdığı işyerinde noter aracılığı ile yapılan tesbitte Trabzonspor-Denizlispor takımları arasındaki futbol karşılaşmasının müşterilerine seyrettirildiği belirlenmiştir. Davalının bu eylemi dışında, başka günlerde de haksız eylemini devam ettirdiği konusunda bir tesbit bulunmadığı gibi; böyle bir iddiaya da rastlanmamıştır. Öte yandan davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığından, davalı hakkında abonelik sözleşmesinin hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu durumda, davalı işyerinde yapılan bir güne ilişkin tesbitle bir yıllık abonman ücretine mahkum edilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece davacıya davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararın nelerden ibaret olduğunu açıklattırmak, davalının bu haksız eylemi gerçekleştirdiği yerin niteliği gözönünde bulundurmak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve BK.nun 42, 43 maddeleri uyarınca makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken; gerekçeleri belirtilmeksizin bir yıllık abonman bedelinin tazminat olarak hükmedilmesi yerinde görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy