(6762 S. K. m. 1312)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince verilen 30.13.1996 tarih ve 604-1355 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Ek... AŞ vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.9.1997 gününde davacı avukatı Fehiman ... ile davalı avukatı İhsan ... gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından ihraç edilen yaş sebze meyvenin hasarlı olarak alıcısına ulaştırılması nedeniyle mal bedelinin tahsil edilemediğini, bu itibarla davalının navluna hak kazanmadığını ileri sürerek, navlun bedeli olarak davalıya verilen (123.654.000) lira ve (100.000.000) lira meblağlı çeklerden dolayı borçlu olmadığını tesbitini, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1994/1473 E.sayılı davasında da, söz konusu taşıma nedeniyle davacının kar kaybına uğradığı gibi 14.580 USD mal bedelini tahsil edemediğini ileri sürerek şimdilik (5.000.000) liranın taşıyıcı olan davalılardan tahsilini, yine, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1995/466 E.sayılı davasında da, davalılarca taşınırken hasarlanan mal bedeline ilişkin (13.359) USD'nin davalı Ek...AŞ.den tahsilini talep ve dava etmiş olup, yargılama sırası davasını Ekt... AŞ.ne hasretmiştir.
Davalı Ek...AŞ vekili cevabında, söz konusu taşımanın alt taşıyıcılara yaptırıldığını ve belirlenen süreden önce sağlam olarak teslim edildiğini, usulüne uygun hasar tespiti yaptırılmadığını, kaldı ki zarar varsa CMR sigortacısından istenebileceğini, navluna hak kazanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, davalı tarafından taşıması üstlenilen emtianın alıcısına hasarlı olarak ulaştırılmış olup, bozukluğun kötü taşımadan kaynaklandığı, hasar ve zarardan davalının sorumlu olduğu, davacının istiyebileceği zararın 13.356 USD olduğu, birleşen davada istenilen (5.000.000)lira zararın kanıtlanamadığı, yine, navlun bedeli olarak çeklerin tahsil edildiği ve bu nedenle bedelsiz olmadığı gerekçeleri ile, menfi tespit davası ile, birleşen (5.000.000) lira tazminat istemlerine ilişkin davaların reddine, birleşen diğer davanın kabulü ile (13.350) USD.nin tahsil tarihindeki kur karşılığının faizi ile davalı Ek...AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ek... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve taşımadan kaynaklanan hasar ve kar mahrumiyeti ile ilgili zararlara ilişkin fazlaya ait haklar saklı tutularak açılan ilk dava henüz sonuçlandırılıp kesinleşmeden saklı tutulan haklara ilişkin açılan ikinci dava dosyaları birleştirildiğine göre, artık kısmi değil ortada tam bir dava olduğunun kabulü gerekmesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ilk davada zarar kalemlerini, hasarlanan yük bedeline ilişkin olarak (14.580) USD ve bu sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle (330.000) USD meblağlı bir başka sözleşmenin feshine sebebiyet verildiğinden kar mahrumiyetine uğradığını açıkladıktan sonra zarar kalemlerini paçallama yapmak suretiyle şimdilik 5.000.000 liranın tahsilini talep ve dava ettiğine göre, bu durumda, ilke olarak mahkemece, (5.000.000) liranın yarısının yani (2.500.000) liranın yük hasarı, diğer yarısının da kar mahrumiyeti zararı için talep ve dava edildiğinin kabulü ile, yük hasarından dolayı kabul edilen tazminattan, (2.500.000) lira olarak TL. bazında yapılan talebin dava tarihindeki kura göre mahsubu ile hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davalı yararına taktir olunan 20.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy