(6762 S. K. m. 1301) (743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.12.1996 tarih ve 1158-1278 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.7.1997 gününde davacı avukatı H. U. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması duruşmadan sonraya bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın Almanya'da taşıma işinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, taşıma sırasında emtianın bir kısmının çalınması sonucu, sigortalıya 281.049.849 lira ödendiğini, davalıdan olumlu cevap alınmaması üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taşıyıcının sorumluluğunu teminat altına alan dava dışı bir sigortacının CMR sigortası nedeniyle 1030 DM ödediğini, davacının bütün haklarından vazgeçtiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının sorumluluğunu teminat altına alan CMR sigortacısı tarafından, dava açıldıktan sonra 1030 DM. ödendiği, (talepten vazgeçme) başlıklı belgede davacı şirketin (... T. aleyhine bütün bu konudaki taleplerin sonuçlandırıldığını bildirin) şeklinde, davalıya bazı taleplerinden vazgeçtiğinin açıklandığı, belgenin altındaki (bu taleple ilgili bütün haklarının korunması şartıyla) ibaresinin, MK'nin 2. maddesindeki dürüstlük ilkesine aykırı çelişkili bir davranış olduğu gerekçesiyle, haklı görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nin 1301 maddesi gereğince, kara nakliyatı sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın hasarından dolayı sigortalıya ödenen tazminatın rucüen tahsili isteminden ibarettir.
Mahkemece, dava sırasında, davacı şirketin, davalının taşıma CMR sigortacısından aldığı tazminat karşılığında bütün sonuçları ile ibra ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
CMR Sigortası, Karayolu İle Uluslararası Eşya Nakil Sözleşmesi hakkında anlaşmanın CMR, taşıyıcılara yüklediği sorumluluğu teminat altına almaktadır. Bu yüzden burada bir sorumluluk sigortası söz konusudur. Bu durumda, sorumluluk belli bir limitle sınırlıdır. Davacı, (talepten vazgeçme) başlıklı 8.8.1995 şerhini koymak suretiyle, CMR sigortacısını yaptığı 1030 DM'lik ödemeyi ihtirazı kayıtla kabul etmiştir. Bu sebeple davacının, limiti aşan kısım için davaya devam etmesine engel bir durum söz konusu değildir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların delillerinin toplanması, davanın esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yüzden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 20.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 07.07.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy