(1086 S. K. m. 382)
Karar : Mahkemece, toplanan delillere göre, üçüncü şahıs Harun Ö., bila her verdiği dilekçeyle 30.11.1996 tarihli 1.250.000.000 lira Hasan Ferhan K. da 30.11.1996 tarih 500.000.000 lira ve 5.2.1997 tarih (300.000.000) liralık çeklerin meşru hamili olduklarını bildirmekle, davacıya bu çekler için istirdat davası açılması için süre verildiği ve anılan dava açıldığından, mezkur çekler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 15.12.1996 tarih 500.000.000 liralık çekin bulunmaması nedeniyle de anılan çekin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davacının hamili olduğu dört adet çekin kaybından dolayı, çeklerin iptalini talebetmiş, mahkemece ittihaz edilen kısa kararda 30.11.1996 tarih (1.250.000.000) ve 15.12.1996 tarih 500.000.000 lira olmak üzere 2 adet çekin iptaline karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda sadece 15.12.1996 tarih 500.000 liralık çekin iptaline hükmedilmiştir.
T.C. Anayasa'sının koyduğu yargılamanın aleniyet kural ve HUMK. nun 382.maddesi gereği olarak alınan kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Kısa kararla, gerekçeli kararda belirtilen kararın farklı olması aleniyet kuralına aykırı düşer ki, bu da mahkemelere olan güveni sarsar. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.4.1992 tarih 1991/72-1992/4 sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece, bozmadan sonra önceki kararla bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaate göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda kısa kararla, gerekçeli kararın çelişik bulunması doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy