(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 16.1.1997 tarih ve 1224-11 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatif üyesi olan davalının aidat ve faiz borcu için aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, müvekkilin davacı kooperatife borcu olmadığı gibi 15.500.000 lira alacağı olduğunu ileri sürerek davanın reddini %40 haksız takip tazminatının davacıya tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının takip tarihi itibariyle 34.493.750 lira borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 34.493.750 lira üzerinden iptaline alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davalının aidat ve gecikme faizine ilişkin itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının borçları, başka bir üyesinin ödemeleri emsal alınarak tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere kooperatif aidatları ve gecikme faizleri genel kurul kararları ile saptanır. Davacı kooperatif davalının 1996 yılı şubat, mart, nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarına ait aidat borçları ve gecikme faizleri için icra takibine girişmiş olduğuna göre, bu aylara ilişkin olarak genel kurulda saptanan aidat miktarı ile aidatların geç ödenmesi veya hiç ödenmemesi durumunda uygulanacak faiz oranı belirlenmiş ise genel kurul kararları doğrultusunda davalının varsa aidat ve faiz borcu uzman bilirkişi aracılığı ile saptanıp, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, başka ilkelere dayanılarak düzenlenmiş bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy