(818 S. K. m. 44, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 7.2.1997 tarih ve 1049-158 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı olduğu Belde Konut Yapı Kooperatifinin davalı bankadaki hesabına 17.11.1993 tarihinde yatırdığı 6.000.000 liranın sehven ve banka görevlisinin kusurlu davranışı ile müvekkili ile ilgili bulunmayan bir şirketin hesabına geçirildiğini, kooperatifin müvekkili aleyhine giriştiği icra takibinde eşinin işyerindeki malların haczedildiğini, kooperatife olan borcun gecikme zammı ve diğer giderleri ile birlikte ödenmek zorunda kaldığını ayrıca müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek 20.000.000 lira maddi, 20.000.000 lira manevi tazminatın 28.11.1995 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 17.11.1993 tarihide yatırdığı 6.000.000 liranın kendisinin şifahi başvurusu üzerine 15.11.1995 tarihinde kooperatifin mevduat hesabına aktarıldığını, davacının tazminat taleplerinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının maddi zararı olarak 19.904.0000 liranın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
1- Davalı bankanın kusurlu davranışı nedeniyle davacı, 3. kişinin icra takibine maruz kalmıştır. Davacının bu olay nedeniyle sosyal çevresi içinde itibarının zarar gördüğü ve üzüntü duyduğu kabul edilerek uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat talebinin değerlendirilmemesi ve davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
2- Davalının temyizine gelince: Davacıya verilen ödeme dekontunda paranın başka birinin hesabına yatırıldığı görünmekte olup, davacı dekontu kontrol etmeyerek bu zararın doğmasında müterafik kusuru bulunduğundan BK.44. maddesi gereğince mahkemece zarardan uygun bir indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken bu hususun nazara alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bentteki nedenlerle davacı yararına, 2. bentteki nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 19.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy