(6762 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.1.1997 tarih ve 529-17 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait tescilli "S." markası adı altında üretilen ve dağıtılan "IS CH" tipi dikiş makinesi ile iltibas doğurucu nitelikte dikiş makineleri üreterek pazarlayan davalının, müvekkiline karşı haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, bu durumun önlenerek sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, 150.000.000 TL maddi 250.000.000 TL manevi olmak üzere 400.000.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, müvekkilinin ev aletleri tamirciliği ile iştigal ettiğini, yediemine verilen makinelerin tamir amacıyla kendisine tevdi edildiğini, dava dışı iki şirketçe eski makinelerin değiştirilmesi suretiyle Çin menşeli dikiş makinelerinin satımına aracılık eden müvekkiline husumet düşmeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının Çin menşeli "S." marka dikiş makinelerini sattığı ve tamirini yaptığı makine imalatı yapmadığı, dolayısıyla husumet yöneltilemeyeceği gibi, 3 adet makinenin da tamir amacıyla davalının işyerine bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine dairemizce karar davacı A.Ş.nin aktif dava ehliyetinin araştırılması, davalının eyleminin de haksız rekabet oluşturduğu, maddi ve manevi tazminat konusunda inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı A.Ş. ye diğer davacının distribütör olarak dava açma yetkisi verdiği, bu nedenle davacı S. A.Ş.nin aktif dava ehliyeti bulunduğu, davalının eyleminin T.T.K.57/1 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, bu eylem nedeniyle davacının maddi zararının 8.120.000 TL olduğu ve takdiren 20.000.000 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin men'ine, davalı tarafından imal edilen S. marka makinelerin imal ve montajının durdurulmasına, pazarlama ve dağıtımının önlenmesine üretimde kullanılan kalıp ve malzemenin toplatılmasına, 8.120.000 TL maddi, 20.000.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılarak, davalının elde ettiği kar miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
T.T.K.nun 58/1.maddesi uyarınca haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı zarar, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davacının elde etmekten yoksun kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar miktarı tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişilerce saptanmalıdır. Yasa koyucu, zararın bu şekilde saptanmasındaki güçlüğü de göz önüne alarak T.T.K.nun 58/1-son cümleye göre de haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen yararın karşılığına da hükmedilebileceğini açıklamıştır. Bu hükümde amaç, davacının, haksız rekabet sonucunda satamadığı mal miktarı üzerinden karşı tarafın bu tutarda malı satmasından dolayı elde edebileceği yararın saptanmasıdır. O halde, mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının, söz konusu dönemde haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak saptanması, mümkün olmadığı takdirde T.T.K.nun 58/e maddesi dikkate alınarak maddi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekir iken, yazılı şekilde davacının delilleri değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı, haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ve mahkemece 20.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. TTK.nun 58/e maddesi atfı ile olaya uygulanması gereken BK.nun 49 ncu maddesi uyarınca takdir edilecek manevi tazminat, davalının eyleminin haksızlığı, süresi ve eylemin niteliğine göre taraflardan birini özendirici nitelikte olmamak koşuluyla ılımlı bir miktarın takdiri gerekir iken yukarıda açıklanan ilkelere nazaran az bir miktara hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.6.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy