(1086 S. K. m. 27, 187, 195)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Şişli 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.11.1995 tarih ve 344-667 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Oktay tarafından kullanılan diğer davalı Hikmet'e ait 35 ATH 79 plakalı araçla müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı 35 55 095 plakalı araca 21.8.1993 tarihinde çarptığı, davalı Oktay'ın kazada %25 oranında kusurlu olduğu, sigortalı 35 55 095 plakalı aracın 11.145.932 TL'lık hasarının 1.10.1993 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalının kusuruna isabet eden 2.786.483 TL'nın tahsili için başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, borçlu tarafından icra müdürlüğünün yetkisiz olduğuna dair yaptığı itirazda yetkili icra müdürlüğünün belirtilmemesi nedeniyle bu itirazına da itibar edilmemesi gerektiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Oktay G., kaza yerinin Karşıyaka-İzmir olması nedeniyle yetkili mahkemenin Karşıyaka Mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Diğer davalı Hikmet G.'e yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, kaza yerinin Karşıyaka-İzmir olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Karşıyaka-İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine HUMK.nun 27.maddesi gereğince gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesi davalı Oktay Güney'e 16.5.1995 tarihinde tebliğ edilmiş olup adı geçen davalı 5.7.1995 tarihli dilekçe ile mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Diğer davalı Hikmet G.'ye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevapta vermemiştir.
Kamu düzeni ile ilgili olmayan yetki itirazları ilk itirazlardan olup, 10 günlük yasal cevap süresinde ileri sürülmesi gerekir. 10 günlük cevap süresi, ilk itirazlar bakımından hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle, hakimin yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.9.1966 gün 6/38-230 sayılı kararında açıklandığı üzere davacı, davalının süresinden sonra yetki itirazında bulunmasına açıkça muvafakat etse bile, mahkeme yetki itirazını süre aşımından dolayı reddetmekle yükümlüdür. Davalı Oktay G.'in 10 günlük cevap süresi geçtikten sonra yaptığı yetki itirazının reddine karar vermesi gerekirken mahkemenin yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; davalı Hikmet G.'nin yetki itirazında bulunmadığı görüldüğünden, onun aleyhinde açılan dava hakkında da yetkisizlik verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy