(6762 S. K. m. 85)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Şişli 5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.12.1996 tarih ve 605-936 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten mal satın aldığını ve faturalarla borçlandığını ve diğer mallara karşı da 15.9.1994 vadeli senet vermesine rağmen, borçlarını ödememesi üzerine yapılan icra takibine itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap layihası vermemiş duruşmalara katılmamış ve dava yokluğunda sonuçlanmıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davacının, davalıdan fatura bedellerinden dolayı 19.803.000 lira alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mezkur meblağ üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkilinden fatura karşılığı mal satın aldığını, bedellerinin ödenmemesi üzerine, yapılan icra takibine de itiraz edildiğinden bahisle, davalının itirazının iptalini talep etmiş, davalı davaya cevap vermemiş, icrada borca itiraz etmiştir.
Bu şekilde açılan itirazın iptali davasında, ispat yükü davacıdadır ve davacı öncelikle taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Faturaların davalıya tebliğine, ambar tesellüm fişlerinin de teslimine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Malın kime teslim edildiğinin bildirilmesi için taşıyıcı U
. şirketine yazı yazılmış ve birkaç kez tenkit edilmesine ve suç duyurulu yazılara rağmen, cevap alınamamıştır. Davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığı saptanmıştır. Bu durumda, TTK.nun 85 inci maddesine göre, davacı defterlerindeki kayıt tek başına o'nun lehine delil olamaz.
Toplanan delillere göre, davacı, davalı ile olan satış akdini ispat edemediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.6.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy