(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 6.3.1997 tarih ve 53-50 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine sözleşme ile üyesi oldukları davalı kooperatif satılan dairelerin eksik teslim edildiğini ileri sürerek, Cafer Y. için 50.395.000 lira Necmettin Y. için 37.193.000 lira ve Adnan Ü. için 38.716.000 lira toplam 126.300.000 liranın teslim tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların birlikte dava açamayacaklarını, müvekkilinin taahhüdünü yerine getirdiğini ve yapılan tespitlerde de eksiklik olmadığının belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi ve dinlenen tanıkların beyanlarına göre, her ne kadar davacılar tarafından eksiklikler giderildikten sonra teslimler yapılmış ise de, dinlenen tanık anlatımları ve taraflar arasındaki sözleşmenin tespit edilen eksiklikleri doğrular mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, istenilen miktarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Üç ayrı davacı tarafından farklı müddeabihler gösterilerek açılan davada aynı davalıya yöneltilen üç ayrı istek bulunduğuna göre, hepsinden ayrı başvurma harcı alınması gerekirken tek başvurma harcı alınması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacılar tarafından yaptırılan delil tespitleri, davalı tarafından davacılara satılan dairelerde varlığı ileri sürülen eksikliklerin giderilmesinden sonraki tarihlere ait olduğuna ve duruşma da alınan genel nitelikteki beyanlarla zararın tespiti mümkün bulunmadığına göre, mahkemece tanıkların uzman bilirkişi refakatinde yapılacak keşif sırasında dinlenmesi, taşınmazların teslim sırasındaki durumlarının eksikliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenerek, varsa davacıların uğradığı zarar ihtarlarının ayrı ayrı tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm tesisi de doğru olmamış ve kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy