(1086 S.K. m. 39) (556 S. KHK. m. 63)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı (Beyoğlu Birinci Asliye Ticaret Mahkemesi) nce verilen 18.3.1997 tarih ve 546-90 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline ait şaha kalkmış at şeklini "FOAC" markası ile adına tescil ettirdiğini, bu tescilin, müvekkilinin önceki tesciline haksız tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek anılan şeklin davalı markasından çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı olan Bornova Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, 556 sayılı KHK.nın 63/3 maddesi uyarınca üçüncü kişilerce marka sahibi aleyhine açılacak davalarda davalı ikametgahının bulunduğu yer İzmir Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Marka iptline ilişkin işbu davada, davalı tarafın yetki itirazında bulunması üzerine, davacı vekili yurt dışında mukim marka sahibi müvekkilinin marka vekili sıfatıyla işbu davayı açtıklarını, bu sebeble, 556 sayılı KHK'nun 63. maddesi hükmü uyarınca kendi ikametgahları mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazının reddi gerektiğini bildirmiştir.
Dava dilekçesine ekli genel vekaletnamede, davanın Patent ve Marka Acenteliği Ltd. Şti. olarak ve Ferrari SPA.ya vekaleten ve onun namına verilen vekaletname ile açıldığı belirtilmiş bulunmaktadır. Ne var ki davacı tarafça bu konudaki belgeler mahkemeye sunulmadığı gibi mahkemece de sonucu itibariyle husumeti ilgilendiren bu yön araştırılmadan eksik inceleme ile yetki itirazının değerlendirilmesine gidildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının, davalı tarafın yetki itirazına vaki itirazları dikkate alınarak bu usuli noksanlıkların araştırılması ve giderilmesi cümlesinden olarak davacı tarafa marka vekili olduğuna ilişkin belgesi ile vekaletnamede zikredilen davacı yabancı şirketin vekaletnamesinin ibrazı için HUMK.nun 39. maddesi hükmü uyarınca davacı vekiline gerekli mehil verildikten sonra alınacak sonuca göre, öncelikle davacı vekilinin marka vekili sıfatıyla bu davayı takip edip edemeyeceği belirlenmelidir. Mahkeme kararının öncelikle bu usul noksanlığının giderilmesi için bozulması gerekmiştir.
2 - Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre yetki itirazına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın (BOZULMASINA), bozma sebep ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.7.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy