(1479 S. K. ek m. 6, m. 70)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Afyon 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.12.1996 tarih ve 613-703 sayılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki protokol gereğince müvekkili kurumun sigortalısı dava dışı Yakup C'a bağlanan aylığın ilgiliye intikali için davalı banka nezdinde vadesiz mevduat hesabı açıldığını, protokolün 6.maddesi gereğince şayet hesap bir yıl hareketsiz kalır ise müteakip 6 ay içinde davalının durumu müvekkiline haber etmesi gerekirken buna riayet etmediğini, 1479 sayılı Bağ-kur Kanunu'nun ek 6.maddesi ile davacı kurum ile münasebeti olan bankaların sorumluluklarının belirlendiğini, ana para, faiz ve munzam zarar olarak müvekkilinin (11.657.971)lira alacaklı olduğunu ileri sürerek bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte İş mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu alacağın miktarı itibariyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Yukarıda özetlendiği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı kurum ile davalı banka arasında tanzim edilen protokolün 6 ıncı maddesi ile 1479 sayılı Bağ-Kur kanununa 2423 sayılı kanunla getirilen ek 6 ıncı maddenin uygulanmasından doğmuştur.
1479 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde ise "Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği öngörülmüştür. Mahkemece davaya bakmanın iş mahkemesinin görevine girdiği gözönünde bulundurularak Afyon'da müstakil iş mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine, ayrı bir iş mahkemesi yok iş davaları asliye hukuk mahkemeside bakılıyorsa davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılıp hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kara verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; bozma nedenine göre davacı temyizinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1-Yukarıda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, l6.l0.l997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy