(1086 S. K. m. 39, 43) (556 S. KHK. m. 29, 47, 53)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 5; 3.1997 tarih ve 536-104 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin giyim, aksesuar, kozmetik eşyalarda dünyaca tanınmış Ice-Berg markalarının sahibi olduğunu ve 1988 yılından beri Türkiye'de de tescilli bulunduğunu, dava dışı bir şirketçe yapılan Iceberg marka tescil başvurusunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın reddedildiğini ileri sürerek, Iceberg marka tescilinin reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında tescilli markanın iptalinin marka sahibine yöneltilecek dava ile istenebileceğini, müvekkiline husumet düşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işbu davaya verilecek hükmün iptali talep olunan IceBerg markası sahibi dava dışı A. Madeni Eşya Emaye Sanayi Ltd. Ş.'nin hakkını etkileyeceği, davalı idarenin yasa hükümlerine göre resmi sicil tutmakla yükümlü olduğu, husumetin hakları haleldar olabilecek marka sahibine yöneltilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü: Davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı vekilince; Ice-Berg markası sahibi davacı yabancı şirket adına marka vekili olduğunu ileri sürerek, dava dışı firmanın marka tescili için başvurduğu Iceberg markasının müvekkilinin dünyaca tanınmış markasına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, bu konuda Türk Patent Enstitüsü'ne yaptığı itirazın ilgili Marka Dairesi Başkanlığı'nca ve buna da itiraz üzerine Enstitü'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı'nca reddolunduğunu açıklayarak bu karara karşı; kararın iptali, dava dışı firmanın marka başvuru talebinin reddi ve nihayet müvekkiline ait markanın çok tanınmış marka olduğunun tespiti istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'nin marka tescil işlemleri ile ilgili 29 ve onu izleyen maddelerden sonra itiraz koşullarını belirleyen 47 ve müteakip maddelerde itirazlarının Enstitü tarafından incelenme değerlendirme esasları belirlenmiş, keza 53'üncü maddede Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun kararlarına karşı yetkili mahkemede dava açılabileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. O halde, kurul kararına karşı yasadan ötürü açılan bu davada Enstitü'ye husumet düşmeyeceğinden bahisle davanın husumet yönünden reddi, anılan yasal düzenlemeye aykırı düştüğünden doğru görülmemiştir.
Ne var ki, mahkemenin de karar gerekçesinde haklı olarak belirttiği gibi, Enstitü aleyhine açılan dava sonucu verilecek karar sonucu itibariyle marka başvurusuna itiraz edilen dava dışı A. Madeni Eşya Emaye San. Ltd. Ş. nin marka haklarını etkileyeceğinden bu tür dava da husumetin Enstitü ile birlikte bu kişiye de yöneltilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı vekiline marka vekili olduğuna ilişkin gerekli belge ile yabancı marka sahibi davacı şirketin vekaletnamesinin ibrazı için HUMK'nun 39 ve onu izleyen maddelerine göre mehil verilmesi gerekir. Bu usulü noksanlık tamamlandıktan sonra yine davacı vekiline yukarıda adı geçen şirkete karşı da ayrı bir dava açılması için önel verildikten sonra açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilerek incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
O halde bu açıklamaya ters düşen mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy