(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi Mahkemesince verilen 8.7.1997 tarih ve 808-220 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince KHERSONES gemisine 25.2.1996 tarihinde Kavak-Haren geçişinde kılavuzluk hizmeti verildiğini, bu hizmet sırasında düzenlenen Bill'de gemi acentesi olarak Transbosphore Deniz. Nak. San. ve Tic. A.Ş.nin beyan edildiğini, kılavuzluk hizmeti borcunun tahsili için yapılan takibe davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğünün 1996/3080 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anılan geminin ve sahibinin acentesi olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre Khersones adlı gemiye kılavuzluk hizmeti verildiğinin sabit olmasına rağmen davalının acente konumunda olduğu saptanamadığı, donatan hakkında ise bir icra takibinden ve itirazdan bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle her iki davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin (2) Nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Ancak, 1411.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Ana Statüsü 4.3.f maddesi gereğince Devletçe verilmiş tekel hakkına dayanak kılavuzluk işi yapmak davacının işlevleri arasında, 4-2/B maddesi gereğince tekelindedir. Davacının davaya konu kılavuzluk hizmetinin ifasının yasal dayanağı kanuni düzenlemeler olmakla, bu yasal düzenlemeye dayanılarak çıkartılan tekel tarifelerinin 1.3.1-/2 maddesine göre kılavuzluk gibi davacının verdiği hizmetlerden dolayı gemi kaptanı, donatan ve acentenin müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür. Bu düzenlemeler ışığında, Khersonce adlı gemiye verilen kılavuzluk hizmetinden dolayı Acente sıfatıyla Transboephore Denizcilik Nak. San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın bu davalının acente olduğunun, iş talep ve takip ettiğinin ispat edilememesi nedeniyle reddi doğru ise de; Donatan'ın isminin müstakilen bulunmaması onun araştırılmasına ve bulunmasına engel değildir. Bu hususta davacıya uygun bir süre verilerek donatanı bildirmesinin istenilmesi, bildirdiğinde yargılamaya devam olunarak irdelenmeye çalışılan yasal düzenlemeler ışığında bir karar verilmesi, bildirmemesi halinde davanın reddine dair hüküm oluşturulması gerekirken yazılı olduğu şekliyle karar verilmesi yanlış olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 1 Nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy