(818 S. K. m. 101, 159/2)
Taraflar arasındaki davadan dolayı, Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.2.1997 tarih ve 372-39 sayılı hükmün temyizen tetkiki, davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı S. Müessesesi'nin taşıma işini üstlendiğini, bu taşıma işini yapılan bir protokolle davalıya devrettiğini, sözleşme uyarınca, taşıma davacı adına yapılacak işin yürütülmesi ve istihkakların tahsili için müvekkilinin davalıya vekalet verdiğini, davalının müvekkilinin işletmeye olan borcunu bahane ederek sözleşmeyi fesh ettiğini, mücbir sebepler dışında sözleşmenin feshinin 500.000.000 TL. tazminat ödemeyi gerektirdiğini, müvekkilinin zararı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 400.000.000 TL. cezai şart ile, 50.000.000 TL. zararlar toplamı 450.000.000 TL.'nın sözleşmenin fesih tarihi olan 22.2.1995 tarihinden itibaren %65 faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; ihale şartnamesine göre taşıma işinin başkasına devir edilemeyeceği, dava dışı S.'nın davalının başka bir borcundan dolayı 94.860.000 TL. istihkak kestiğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeyi fesh ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan 26.12.1994 günlü protokolün 5. maddesine göre, alt taşıyıcı durumunda bulunan davalı kooperatifin BK.nun 101. maddesine aykırı olarak davacıyı mütemerrit kılmadan sözleşmeyi fesh etmesinde mücbir sebep bulunmadığı, taşıma işinin yapılmaması sebebiyle davacının yatırdığı teminatın irat kaydedildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 400.000.000 TL.'nin haksız fesih tarihi olan 22.2.1995 tarihinden itibaren reeskont faizi ile 50.000.000 TL'nin da 7.8.1995 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yukarıda da özet olarak açıklandığı üzere, davacı vekili, cezai şart yanında, ayrıca sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğranılan zararların tahsilini de, istemiş bulunmaktadır. Taraflar arasında yapılan, 26.12.1994 günlü sözleşmenin 5. maddesinde, haksız fesih nedeniyle 500.000.000 TL.'lık cezai şart öngörülmüştür. Bu ceza, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle meydana gelmesi olası bulunan zararın maktu olarak karşılanması öngörülen bir tazminattır. BK.nun 159/2. maddesine göre, cezadan fazla zararı olan alacaklı, borçlunun hem kusurunu ve hem de zararın cezadan fazla olduğunu ispat zorundadır. Yani, alacaklı zararın cezai şarttan fazla bulunduğunu ve ayrıca borçlunun kusurlu olduğunu ispat etmelidir. Davacı taraf, davalının kusurlu olduğunu ispat etmiş işe de, sözleşmenin feshi nedeniyle zararın 400.000.000 TL.'den fazla olduğunu ispat etmiş değildir. Aksine olarak alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın 85.635.000 TL. zararı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında, davacı yararına sadece 400.000.000 TL.'lık cezai şarta karar vermek gerekirken, davacı zararının cezai şartları fazla olduğu kabul edilmek suretiyle ayrıca istenen 50.000.000 TL. na karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte gösterilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.7.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy