(1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Beyoğlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.12.1996 tarih ve 63-909 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın müvekkiline kasko sigortalı araçla çarpışması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı yan sürücüsünün olayda 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 56.874.351 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda, olayda davalı yan sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, hasar miktarının 54.418.264 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, 54.418.264 TL'nın ödeme tarihi olan 30.12.1994'den itibaren %30 faiziyle, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutulmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne izafeten hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü davalı olarak gösterilmiştir. Emniyet Müdürlüğünün tüzel kişiliği bulunmamasına göre, temsilcide hata söz konusudur.
Mahkemece, davalı yana HUMK. nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca davayı gerçek hasım olan İçişleri Bakanlığı'na yöneltmesi için uygun bir süre verilmesi ve bu eksiklik giderildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 22.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy