(1086 S. K. m. 382, 388, 389, 428)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 16.4.1997 tarih ve 667-329 sayılı hükmün temyizen tetkiki davalı Erhan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan araca davalılardan E. Arat'ın sevk ve idaresindeki araçla çarpılmak suretiyle hasarlandığını, kusur durumuna göre 63.870.000 liranın sigortasına ödeme tarihi olan 09.12.1994 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erhan A. davaya cevabında, aynı konuda Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde de dava açıldığından derdestlik, kaza Yenice sınırları içerisinde olduğundan yetkisizlik ve zamanaşımı itirazında bulunmuş kusura ve zarara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının sevk ve idaresi altındaki araçla davacı şirkete kasko sigortalı bulunan araca tam kusurlu şekilde çarpılarak 69.694.419 lira hasara neden olunduğu gerekçesiyle, talepte bağlı kalınarak 63.870.000 lira tazminatın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme tarihi olan 9.12.1994 tarihinden itibaren %30 faiziyle birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Erhan A. vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme, 16.4.1997 tarihli kısa kararında davanın kısmen kabulüne..şeklinde, aynı tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise davanın kabulüyle 63.870.000 liranın 9.12.1994 tarihinden itibaren yıllık %30 yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine şeklinde yazılmış olup, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.4.1992 gün,1991/7 E, 1992/4 K.numaralı kararında da açıklandığı üzere sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Bu hukuki aracın doğal sonucu olarak, mahkemece kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili yazılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Erhan A. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.9.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy